IFBB PRO Coach Can Ünal: Deneyimlerim ve Riskler
- vucuthocasi

- 22 Ara 2025
- 6 dakikada okunur

Yazar
IFBB PRO Coach Can Ünal
IFBB PRO Coach Can Ünal; yarışmacı hazırlığı, fizik inşası, sahne stratejisi ve performans yönetimi alanlarında çalışan profesyonel koçtur. Çalışmalarının merkezinde “daha hızlı sonuç” değil, daha sürdürülebilir başarı vardır: uyku ve stres yönetimi, sakatlık riskini azaltan planlama, sistematik izlem kültürü ve sporcunun uzun vadeli sağlığını koruyan karar mekanizmaları.Bu yazıda anlatılan yaklaşımın temel motivasyonu şudur: Kas kazanımı geçici olabilir; sağlık kaybı kalıcı olabilir. Bu yüzden performans kadar, performansın bedelini de konuşmak gerekir.
Web: ifbbprocoach.com
YouTube: @vucut_hocasi
E-posta: canunal@ifbbprocoach.com
Anabolik steroidler, SARMs, peptitler, GH ve insülin ekseninde kazanç–bedel gerçeği
Uyarı / amaç: Bu yazı tıbbi öneri değildir ve “kullanım tarifi” içermez. Buradaki amaç, performans dünyasında en çok görmezden gelinen şeyi görünür kılmaktır: risk yönetimi. Çünkü kas kazanımı alkış alır; sağlık kaybı çoğu zaman sessiz ilerler.
Giriş: Bu yazıyı neden yazıyorum?
Sahne ışıkları, kası olduğundan daha büyük gösterebilir. Kamera açısı fiziği olduğundan daha “kusursuz” sunabilir. Ama sahne arkası büyülü değildir; mekaniktir.Antrenman, beslenme, uyku, stres yönetimi… ve bazı insanların denkleme eklediği kimyasal ajanlar.
Yıllardır sporcularla çalışırken gördüğüm en net gerçek şu: Bu alanda en pahalı hata “bilmemek” değil. Bilmeden emin olmak.O yüzden bu yazı “ne alayım?” yazısı değil. Bu yazı “ne olur, neyi göze alırsın, nereye kadar sürdürülebilir?” yazısı.
Ve evet; bazı şeyleri söylemek zorundayım:Bu dünyada birçok kişi kimyayı “kısayol” sanıyor. Oysa çoğu zaman kimya, sadece yolun hızını artırıyor. Yolun sonundaki virajı düzleştirmiyor.
Bu yazının dili
Romantizm yok.
Kahramanlık yok.
“Bende olmaz” yok.Sadece gerçek, mekanizma ve sonuç var.
1) Neden cazip geliyor? (Psikoloji + sektör)
Bu işin kapısı çoğu zaman biyolojiyle değil, psikolojiyle açılır.
1.1 Hız bağımlılığı
Doğal gelişim yavaş ilerler. Yavaş ilerleme sabır ister. Sabır; “hemen şimdi” kültüründe nadir bir kas grubudur.Kimyasal ajanlar, kısa vadede hızlı geri bildirim üretir: aynada değişim, antrenmanda güç, pump, doluluk. Beyin bunu ödül olarak kodlar.
Geçiş cümlesi: Hız caziptir; ama hızın bedeli genelde aynı hızla gelmez.
1.2 Sosyal medya: normalin kayması
Işık, poz, pump, kurgu… “normal” algısını bozar. İnsan kendini eksik hissetmeye başladığında, eksikliği antrenmanla kapatmak yerine kimyayla kapatmayı seçebilir. Çünkü kimya, sabır gerektirmeden “hissedilir” değişim verir.
1.3 Sektör baskısı: sonuç göster
Sponsorluk, takipçi, satış, prestij… Bazı sporcunun kimyaya yaklaşımı performans değil, “görünürlük” refleksidir.Burada risk şudur: Sağlık görünmez olduğu için, ilk harcanan şey sağlık olur.
1.4 Kimlik: “hardcore” yanılsaması
Sertlik risk almak değildir. Sertlik; sınır koymak ve gerektiğinde frene basmaktır.En tehlikeli motivasyon: “Ben daha sertim.”Çünkü bu motivasyon, insanı “veri” yerine “ego” ile karar vermeye iter.
Saha notu: Bu alanda en tehlikeli cümle “bende olmaz” cümlesidir. İstatistik kimseyi umursamaz.
2) Kısa biyoloji: Ne oynuyoruz?
Tıp dersi değil; ama “hangi sistemler etkileniyor?” sorusuna net bir harita.
2.1 HPTA (hormon komuta zinciri)
Vücut testosteronu bir komuta zinciriyle yönetir. Dışarıdan androjenik sinyal yükseldiğinde, sistem bunu “yeter” diye okuyup kendi üretimini baskılayabilir.Bu baskılanma; libido/enerji dalgalanması, ruh hali değişimleri, fertilite etkilenmesi gibi pratik sonuçlar doğurabilir.
Benzetme: Termostata dışarıdan sürekli ısı basarsan, kombi kendini kapatır.
2.2 Lipidler ve damar sağlığı
Bazı ajanlar HDL/LDL dengesini bozabilir, tansiyonu yukarı çekebilir. Kısa vadede performans “iyi” giderken damar tarafında sessiz birikim olur.İnsanların çoğu “iyi pump”ı sağlık sanır. Pump, sağlık belgesi değildir.
2.3 Hematokrit/hemoglobin (kanın yoğunluğu)
Bazı etkiler kırmızı kan hücresi parametrelerini artırabilir. Bu, dolaşım sisteminin yükünü artırır: baş ağrısı, tansiyon, çarpıntı eğilimi gibi.
2.4 Karaciğer
Özellikle bazı oral yapıların karaciğer üzerinde stres oluşturabildiği bilinir. En büyük risk; “enzimler biraz oynadı” diye normalleştirmektir.
2.5 Glukoz/insülin ekseni
GH ekseni ve bazı yaklaşımlar glukoz toleransını zorlayabilir. İnsülin tarafı ise hata toleransı en düşük alanlardan biridir; ağır hipoglisemi senaryosu performans değil, acil tıp konusudur.
SAHA HİKÂYESİ 1 — Uyku bozulduğunda performans nasıl çöker?
İnsanlar performansı hâlâ “antrenman + kimya” sanıyor. Sahada gerçek denklem çoğu zaman şöyle çalışır:Uyku + sinir sistemi + stres yönetimi = performansın omurgası.
Uyku bozulduğunda zincir teker teker kırılır:
Toparlanma bozulur: Kas ağrısı artar, eklem şikâyetleri belirginleşir; antrenmandan “kazanç” değil “yıpranma” çıkmaya başlar.
Sinir sistemi sertleşir: Aynı kilolar daha ağır gelir; özellikle ağır temel hareketlerde “güç var ama kontrol yok” hissi belirir.
İştah ve duygu durum dalgalanır: Sabır eşiği düşer, tahammül azalır, gün içinde daha “kısa fitil” hali başlar.
Karar kalitesi düşer: Uyku çöktükçe sporcunun en çok yaptığı hata şudur: “Daha fazla çalışayım, düzelir.” Oysa çoğu zaman doğru refleks, yükü ve stresi yönetmektir.
Kısa özet: Uyku bozulması performansı tek bir yerden değil; toparlanma, sinir sistemi, ruh hali, iştah ve karar kalitesi üzerinden aynı anda çökertir.
Bedenin erken uyarıları
Uyku bozulması, huzursuzluk, irritabilite
Tansiyon artışı, baş ağrısı
Çarpıntı, nefes darlığı
Sarılık, koyu idrar, şiddetli kaşıntı
Terleme–titreme–konfüzyon (hipoglisemi alarmı)Bunlar “devam et geçer” değil, dur ve değerlendir sinyalidir.
3) Ne nedir? İsimleriyle büyük tablo (pazarlamak için değil, dili netleştirmek için)
Şeffaf olalım: İnsanlar zaten isimleri duyuyor. Ben burada isimleri “özendirmek” için değil, tartışmayı doğru zemine oturtmak için yazıyorum.
3.1 Anabolik-androjenik steroidler (AAS)
Ne? Testosteron ve benzeri steroid hormonların sentetik türevleri.Neden konuşulur? Kas kütlesi/kuvvet, toparlanma, kompozisyon etkisi beklentisi.Bedel potansiyeli: Kardiyovasküler yük, lipid/tansiyon bozulmaları, hematokrit artışı, endokrin baskılanma, ruh hali dalgalanmaları, karaciğer stresi.
Sahada en çok duyulan örnek isimler (örnekler):Oxandrolone, Stanozolol, Metandienone, Oxymetholone, Trenbolone, Nandrolone, Drostanolone, Metenolone (ve benzeri aileler).
Not: Liste “tam liste” değildir; piyasa isim değiştirir. Önemli olan isim değil, hangi sistemleri oynattığıdır.
3.2 SARMs
Ne? Androjen reseptörüne seçicilik iddiasıyla geliştirilen, çoğu araştırma/deneysel bağlamda dolaşan moleküller.Neden konuşulur? “Steroid gibi ama yan etkisi az” pazarlaması yüzünden.Risk teması: Ürün kalitesi/saflık, karaciğer/lipid/metabolik etkiler, endokrin baskılanma ihtimali.
Örnek isimler: Ostarine, Ligandrol, RAD-140, Andarine, S-23, YK-11.
3.3 Peptitler
Ne? Kısa aminoasit zincirleri; bir kısmı bilimsel araştırma alanında, bir kısmı spor piyasasında “gri alan” şeklinde dolaşır.Neden konuşulur? İyileşme/toparlanma/uyku/iştah/doku adaptasyonu iddiaları.Asıl risk teması: Molekülden önce gelir: içerik belirsizliği, sterilite, kontaminasyon, doz tutarsızlığı.
Sık duyulan örnek isimler: BPC-157, TB-500, PT-141, GHRP’ler, CJC türevleri, Semax/Selank.
3.4 GH ve IGF ekseni
Ne? Büyüme hormonu ve büyüme faktörleri ekseni.Neden konuşulur? Kompozisyon, toparlanma hissi, “doku dolgunluğu” beklentileri.Bedel potansiyeli: Ödem, eklem şikâyetleri, uyuşmalar, glukoz toleransında bozulma.
3.5 İnsülin
Ne? Glukoz metabolizmasının merkez hormonu.Gerçek: Hata toleransı çok düşüktür; ağır hipoglisemi riski sebebiyle bu başlık “performans” değil “acil durum” ciddiyetiyle ele alınmalıdır.
3.6 Diğer örnekler
Bazı beta-agonist ajanlar (clenbuterol vb.) spor dünyasında suistimal edilebilir. Risk teması: kalp ritmi, tansiyon, anksiyete/çarpıntı, metabolik stres.
SAHA HİKÂYESİ 3 — Ürün kalitesi / sterilite sorunu nasıl felaket çıkarır?
Bu dünyada insanların en çok konuştuğu şey “hangi molekül?”Sahada bazen asıl soru şudur: “Elindeki şey gerçekten o mu? Ve temiz mi?”
Özellikle peptitler ve kayıt dışı ürünlerde felaket üç yerden çıkar:
1) İçerik belirsizliği
Etikette yazanla şişede olan aynı olmayabilir.Bazen ürün düşük çıkar, bazen başka madde çıkar, bazen kontaminasyon taşır. Sporcu “etki görmedim” deyip daha da zorlar. Oysa sorun doz değil, ürünün kimliği olabilir.
2) Sterilite sorunu: lokal problemden sistemik krize
Başta küçük bir kızarıklık/hassasiyet gibi başlar. Sonra sertlik–şişlik–ağrı artar. Ateş, titreme, halsizlik eklenebilir. En kötü senaryoda apse ve hastane süreci doğar.Bunu “vücudum tepki verdi” diye romantize eden çok kişi gördüm. Hayır. Bu bazen enfeksiyondur.
3) Kimyasal safsızlık: beklenmeyen reaksiyonlar
Safsızlıklar bağışıklık reaksiyonlarını tetikleyebilir: döküntüler, nefes darlığı, yaygın inflamasyon, “garip” sistemik belirtiler… Ve bunlar çoğu zaman antrenman yorgunluğu sanılıp kaçırılır.
Koç gözüyle en acı gerçek:Bazı sporcular molekülden değil, tedarik zincirinden zarar görüyor. Antrenmanla telafi edemezsin. Motivasyonla çözemezsin. Bu yalnızca risk aklıyla yönetilir.
4) Risk haritası: akut–subakut–kronik (net ve gerçekçi)
Kimya konuşulurken çoğu kişi “kazanım” konuşur. Ben “senaryo” konuşacağım.
4.1 Akut riskler (günler–haftalar)
Hipoglisemi senaryosu: terleme, titreme, konfüzyon, bilinç kaybına gidiş
Ritim/tansiyon senaryosu: çarpıntı, nefes darlığı, baş ağrısı
Enfeksiyon senaryosu: sterilite belirsiz ürünlerde ağırlaşabilir
Psikolojik kırılma: uykusuzluk + irritabilite + taşkınlık/çöküş
4.2 Subakut riskler (haftalar–aylar)
Lipid profilinde bozulma eğilimleri
Hematokrit trendleri
Tansiyonun “yukarı set edilmesi”
Libido/enerji dalgalanmaları
İlişkilerde çatlama (ve evet: ilişki çökünce performans da çöker)
SAHA HİKÂYESİ 2 — Tansiyon “hissettirmeden” nasıl yükselir?
Tansiyonun en sinsi tarafı şudur: çoğu zaman belirti vermez.Sporcu iyi hisseder. Pump iyi hisseder. Güç artmıştır. Ve tam bu sırada tansiyon yukarı çıkmış olabilir.
Sahada “sessiz yükseliş” genelde şöyle ilerler:
Önce sabah nabzı yükselir; “yoğun dönem” sanılır.
Uyku yüzeyselleşir; “kafam dolu” diye açıklanır.
Antrenmanda nefes toparlaması gecikir; “kondisyon düştü” sanılır.
Baş ağrıları belirsizleşir; ense kökü, göz arkası, “basınç” gibi tarifler gelir.
En tehlikeli aşama: “Hissetmiyorum” diyerek devam edilir.
Tansiyonu yükselten şey genelde tek faktör değildir; çoğu zaman kombinasyon çalışır: stres, uykusuzluk, uyarıcılar, su-tuz dengesi, hematokrit eğilimleri, bazı ajanların damar etkileri…Bu kombinasyonla tansiyon bir anda değil, yavaş yavaş yukarı set edilir.
Kısa özet: Tansiyon çoğu zaman hissettirmeden yükselir. Bu yüzden motivasyonla değil, ölçümle yönetilir.
4.3 Kronik riskler (aylar–yıllar)
Kardiyovasküler risk birikimi (sessiz, sinsi)
Metabolik bozulma eğilimleri
Uzayan endokrin sorunlar
“Normal hissetmek için daha fazlası” döngüsü (psikolojik bağımlılık benzeri)
“Devam et geçer” denmeyecek alarm listesi
Göğüs ağrısı / belirgin nefes darlığı
Bayılma / ciddi çarpıntı
Şiddetli baş ağrısı + tansiyon fırlaması
Sarılık / koyu idrar / şiddetli kaşıntı
Konfüzyon / titreme / terleme / bilinç bulanıklığı
Günlerce süren ağır uykusuzluk + taşkınlık/çöküş
Enjeksiyon bölgesinde hızla büyüyen kızarıklık–ateş–apse bulgusu
5) Kan tahlili ve izlem kültürü (tanı koymadan, eğitim çerçevesinde)
Burada “şu değerin şu olması lazım” gibi hedefler vermiyorum; bu tıbbi değerlendirme gerektirir. Ama izlem kültürünün mantığı net.
5.1 İzlem felsefesi
Tek değer değil trend
Semptom + ölçüm birlikte
İyi pump sağlık kanıtı değil
5.2 Hekimle konuşulacak başlıklar (genel çerçeve)
Kardiyometabolik: tansiyon, lipidler, glukoz eğilimleri
Tam kan sayımı: hemoglobin/hematokrit trendi
Karaciğer: enzimler ve safra akışıyla ilişkili parametreler
Böbrek: filtrasyon göstergeleri + idrar bulguları
Endokrin: HPTA eksen göstergeleri (kişiye göre)
Saha gerçeği: “Kendimi iyi hissediyorum” güvenilir sensör değildir. Güvenilir sensör: uyku, tansiyon, trendler, mental stabilite.
Sonuç: Güç, bedelsiz gelmez
Benim işim sporcuyu büyütmek. Ama daha büyük işim sporcuyu yaşatmak.Bu alanın gerçeği şudur: Kazanç hızlı, bedel gecikmeli olabilir.Bu yüzden ben “ne kazandırır?”dan önce şunu sorarım:
Bu karar seni 6 ay sonra değil, 6 yıl sonra nereye götürür?
Ve şunu da ekleyeyim:Gerçek profesyonellik, risk almaktan değil; riski yönetebilmekten geçer. Bazen büyümek, “eklemek” değildir. Bazen büyümek, çıkarmaktır.
.png)



Yorumlar