IFBB ve NPC Arasındaki Küresel Ayrışma: IFBB PRO Koçu CAN ÜNAL Perspektifi
- vucuthocasi

- 14 saat önce
- 38 dakikada okunur

YAZAR
IFBB PRO Coach Can Ünal
Türkiye’de IFBB PRO Coach lisansına sahip ve IFBB Pro League ekosisteminde aktif çalışan antrenör/promotör. 2019 yılında Türkiye’de ilk NPC organizasyonunu hayata geçiren isimlerden biri olarak; NPC Worldwide – IFBB ayrışmasının sahadaki karşılığını, sporcu kariyer rotalarını ve federasyon/pazar dinamiklerini doğrudan yaşayan ve yöneten tarafta yer alır. Çalışmalarını; yarışma hazırlığı, pozlama (posing) analizi, performans planlaması, marka yönetimi ve uluslararası arenaya sporcu taşımaya odaklanan bir sistem üzerinden sürdürür.
İletişim: canunal@ifbbprocoach.com | YouTube: @vucut_hocasi
Giriş
Vücut geliştirme dünyasında son yıllarda yaşanan en büyük kırılma, IFBB (International Federation of Bodybuilding & Fitness) ile NPC Worldwide arasındaki bölünmedir. Bu ayrışma, 2018 civarında belirgin hale gelerek hem sporcuların kariyer rotalarını hem de federasyonların küresel stratejilerini kökten değiştirdi. Ben IFBB PRO Koçu Can Ünal olarak, yılların tecrübesiyle bu süreci yakından gözlemledim. Şimdi, hem tarihsel arka planı hem de güncel gelişmeleri ele alarak bu ayrışmanın ne anlama geldiğini, sporcular ve ülkeler üzerindeki etkilerini net bir şekilde ortaya koymak istiyorum. Bu makalede IFBB'nin Weider kardeşler döneminden 2018 sonrasına kadar uzanan hikâyesini, NPC Worldwide’ın yükselişini ve özellikle Türkiye bağlamında yaşananları ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz.
IFBB’nin Tarihçesi ve Weider Kardeşlerin Mirası
1946 yılında Kanadalı kardeşler Joe ve Ben Weider, vücut geliştirme sporunu dünya çapında örgütlemek amacıyla IFBB’yi kurdular. Bu hamle, o dönemde mevcut çeşitli Mr. America, Mr. World, Mr. Universe gibi unvanların yanına, ileride efsaneleşecek bir yarışmayı getirdi: 1965’te ilk kez düzenlenen Mr. Olympia. IFBB’nin himayesinde başlatılan Mr. Olympia, kısa sürede vücut geliştirmede dünyanın en prestijli yarışması haline geldi. Arnold Schwarzenegger, Lee Haney, Ronnie Coleman gibi efsanevi isimler Mr. Olympia ünvanıyla özdeşleşerek bu organizasyonun değerini pekiştirdiler. Weider kardeşler, IFBB’yi sadece bir federasyon olarak değil, aynı zamanda bir kariyer rüyası haline getirdi; her sporcunun hedefi Olympia sahnesine çıkıp Sandow heykelciğini kaldırmaktı.
Weider’ların vizyoner liderliği altında IFBB büyürken, Ben Weider uzun yıllar federasyon başkanlığını yürüttü. 2008 yılında Ben Weider’in vefatının ardından IFBB başkanlık koltuğuna İspanyol Rafael Santonja oturdu. Santonja, seleflerinin mirasını devralırken IFBB’yi Uluslararası Olimpiyat Komitesi ve WADA (Dünya Dopingle Mücadele Ajansı) gibi kuruluşlarla entegre bir spor federasyonu olarak konumlandırmaya odaklandı. Ben Weider döneminde amatör ve profesyonel yapılar tek çatı altındayken, 2000’lere gelindiğinde IFBB içinde profesyonel kanadın ayrı bir kimlik kazandığını görmeye başladık. Nitekim 2005 yılında IFBB’nin profesyonel dalı resmen ayrı bir tüzel kişilik haline gelip IFBB Pro League adını almıştı. Ancak bu kurumsal ayrım, pratikte amatör ve pro organizasyonların birlikte çalışmasına engel değildi; 2017’ye dek IFBB amatör federasyonu ile IFBB Pro League iç içe, uyumlu bir ekosistem olarak işledi.
Joe ve Ben Weider'dan Santonja'ya: Liderlik Devri
Joe Weider daha çok dergi yayıncılığı ve Mr. Olympia’nın teşkilatlanmasıyla ilgilenirken, kardeşi Ben Weider IFBB’nin uluslararası spor camiasında tanınması için çalıştı. Onların döneminde IFBB, doping testlerinin uygulanması ve ulusal federasyonlar yapısının kurulmasıyla daha kurumsal bir kimlik kazandı. 1990’larda IOC tanınması arayışları kapsamında doping kontrolleri IFBB yarışmalarının parçası haline getirildi. Ben Weider, IFBB’yi olimpik hareketin bir parçası yapma idealini taşıyordu ve bu amaçla WADA koduna uyum ve Dünya Oyunları gibi organizasyonlara katılım için çaba sarf etti.
2008’de Ben Weider’in ölümünden sonra başkan olan Dr. Rafael Santonja, selefinin izinden giderek IFBB’yi geleneksel spor yapıları içinde tutmaya çalıştı. Santonja’nın yönetiminde IFBB, 203 ülkenin ulusal federasyonunu bünyesinde barındıran devasa bir amatör organizasyon olarak faaliyet gösterdi. Santonja’nın liderliği, bir yandan IFBB’nin WADA’ya imza koyan doping karşıtı bir federasyon olmasına, diğer yandan da IFBB’nin kurumsal imajının korunmasına dayanıyordu. Ancak bu dönemde perde arkasında başka dinamikler olgunlaşmaktaydı: IFBB Pro League, yani profesyonel lig kanadı, Santonja liderliğindeki amatör IFBB’den gittikçe ayrı bir yol izlemeye başlamıştı. Jim Manion’ın başkanlığını yürüttüğü IFBB Pro League, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde NPC (National Physique Committee) ile ortaklaşa, profesyonel sporcu yetiştiren bir sisteme sahipti. Bu çift başlı yapı (bir yanda Santonja’nın IFBB International’ı, diğer yanda Manion’ın IFBB Pro League’i) 2017’ye kadar resmiyette bir birliktelik içinde görünse de, aslında güç dengesi çekişmeleri yaşanıyordu. Joe ve Ben Weider’in inşa ettiği küresel yapı, yeni kuşak liderler arasında yaklaşmakta olan bir bölünmenin sinyallerini veriyordu.
2017 Olympia Krizi ve IFBB – NPC Ayrılığının Fitili
Birçok kişi için sürpriz olsa da, IFBB içindeki çatlak 2017 yılı Eylül ayında alenen ortaya çıktı. Las Vegas’ta düzenlenen 2017 Mr. Olympia haftasında, tarihi bir anlaşmazlık patlak verdi. Bu etkinlik kapsamında yapılan Amatör Olympia yarışmasının jürisi konusunda IFBB ile NPC karşı karşıya geldi. NPC Başkanı Jim Manion, Olympia öncesi Çarşamba günü IFBB amatör kanadının yetkilileriyle görüşerek bazı değişiklik taleplerini dile getirdi. Özellikle ABD NPC hakemlerinin uluslararası amatör yarışmada görev alması konusu tartışmanın merkezindeydi. Ancak, IFBB International yetkilileri bu teklife sıcak bakmadı ve Olympia kapsamındaki amatör yarışmada NPC hakemlerinin hakimiyet kurmasına itiraz etti. Hafta sonu geldiğinde, IFBB Amateur (uluslararası) yetkilileri topluca Amateur Olympia’yı jürisiz bırakarak çekildiler – bu eylem, iki taraf arasındaki iplerin tamamen gerilmesine neden oldu.
Olayların hemen ardından, Latin Amerika merkezli IFBB Güney Amerika Konfederasyonu (CSFF) bir bildiri yayınlayarak NPC hakemlerinin uluslararası IFBB lisansına sahip olmadığı, dolayısıyla yeterli nitelikte bulunmadığı yönünde sert bir eleştiri getirdi. IFBB International yönetimi de bu gelişmeyi gerekçe göstererek NPC’yi geçici olarak askıya aldığını ve Olympia hafta sonu yaşananların soruşturulacağını ilan etti. Bu noktada, aynı zamanda IFBB Pro League başkanı olan Jim Manion da vakit kaybetmeden karşı hamlesini yaptı: 18 Eylül 2017’de NPC’nin IFBB Amateur International ile tüm bağlarını kopardığını, artık IFBB International’ı tanımayacaklarını ve işbirliğini sonlandırdıklarını resmen açıkladı. Bu açıklama, yaklaşık 40 yıldır süren IFBB (amatör) – NPC ortaklığının bittiğini ilan ediyordu. Artık ortada iki ayrı düzen vardı: Bir yanda Rafael Santonja liderliğindeki IFBB Amateur International (ülkelerin milli federasyonlarını içeren), diğer yanda Jim Manion liderliğindeki IFBB Pro League ve NPC (ABD merkezli amatör sistem ve profesyonel lig).
Bu ayrılık kararı, uluslararası vücut geliştirme sahnesini aniden belirsizliğe itti. O güne dek IFBB çatısı altında amatör müsabakaya girip dünya veya kıta şampiyonu olan bir sporcu, IFBB Pro League’den pro card alarak profesyonel arenaya geçebiliyordu. Şimdi ise Santonja’nın IFBB’si ile Manion’ın IFBB Pro League’i yollarını ayırmıştı ve sporcuların kariyer patikası ikiye bölünmüştü. IFBB International cephesi, Olympia hafta sonundaki gerilimden ötürü NPC’yi “disiplinsizlik ve usule aykırılık” ile suçlarken; IFBB Pro League cephesi, amatör uluslararası federasyonun desteği olmadan da yoluna devam edebileceğini dünyaya ilan etti. İşte bu noktadan itibaren, NPC Worldwide kavramı doğmaya başladı.
NPC Worldwide ve IFBB Pro League: Yeni Düzenin Doğuşu
2017 sonbaharından itibaren Jim Manion ve ekibi, IFBB Pro League’i küresel ölçekte besleyecek yeni bir amatör sistem inşa etmeye girişti. Amerika’da yıllardır vücut geliştirmenin belkemiği olan NPC, ABD dışında da faaliyet gösterecek şekilde genişletildi ve NPC Worldwide adı altında uluslararası amatör yarışmalar organize etmeye başladı. Amaç açıktı: Artık IFBB Amateur International ile bağ kopuk olduğuna göre, dünyanın dört bir yanındaki sporculara IFBB Pro League’e (yani Olympia yoluna) giden alternatif bir amatör platform sunmak. 2018’den itibaren NPC Worldwide, Avrupa, Asya, Güney Amerika ve Okyanusya’da sayısız yarışma takvimi açıklayarak küresel bir atılım yaptı. Örneğin, Amateur Olympia adıyla IFBB Pro League’e bağlı amatör yarışmalar ABD dışında da (İtalya, İngiltere, Japonya, Brezilya vb.) düzenlenmeye başlandı. Birçok ülkenin büyük şehirlerinde NPC Worldwide Pro Qualifier (Profesyonelliğe geçiş vizesi veren) organizasyonlar takvime eklendi. Kısacası, IFBB Pro League artık dünya çapında kendi amatör altyapısını yaratıyordu.
Bu yeni düzende artık kural şuydu: IFBB Pro liginde profesyonel olmak isteyen bir sporcu, mutlaka NPC veya NPC Worldwide onaylı bir amatör yarışmada derece yapıp pro kart kazanmalıydı. Amerika’da IFBB Pro kartı için hâlâ tek yol NPC ulusal yarışmalarından geçmekti; uluslararası sporcular için ise kendi ülkelerinde veya uygun buldukları bir ülkede NPC Worldwide yarışmasına girerek IFBB Pro League’e sıçrama imkânı doğdu. Öte yandan, IFBB Amateur International (Santonja’nın federasyonu) ile IFBB Pro League arasındaki köprü tamamen yıkılmıştı: Artık IFBB (uluslararası amatör) yarışmalarında kazanılan dereceler, IFBB Pro League tarafından tanınmıyor; oralardan çıkan sporculara pro kart verilmiyordu. IFBB International ise boş durmayarak, kendi bünyesinde bir profesyonel lig yaratmaya karar verdi.
IFBB Elite Pro: NPC’nin Küresel Yayılımına Karşı Hamle
IFBB Başkanı Rafael Santonja, NPC ile bağların kopması üzerine IFBB’nin elit amatör sporcularını elde tutmak ve onlara bir profesyonel hedef sunmak amacıyla IFBB Elite Pro adında yeni bir profesyonel ligi 2017 sonunda devreye soktu. Aslında Santonja ve ekibi, bu ayrışma patlak vermeden önce de IFBB çatısı altında bir pro ligi planlıyordu; ayrılıkla birlikte bu plan hızla gerçeğe dönüştü. IFBB Elite Pro, IFBB amatör yarışmalarında başarılı olan sporculara verilen bir Pro Card ile girilebilen, IFBB’ye bağlı profesyonel müsabakalar serisiydi. Kategoriler ve kurallar büyük ölçüde IFBB Pro League’dekiyle benzer tutularak (örneğin bikini, fitness, vücut geliştirme gibi dallar korunarak) sporcuların çok farklı bir ortam hissetmemesi amaçlandı.
2018 itibariyle IFBB Elite Pro takviminde Avrupa, Güney Amerika, Asya ve Afrika’da profesyonel yarışmalar düzenlenmeye başlandı. Hatta Arnold Classic Europe gibi, eskiden IFBB Pro League kapsamındaki büyük organizasyonlar, Santonja’nın girişimiyle IFBB Elite Pro kapsamına alındı. IFBB Elite Pro yarışmalarında başarılı olanlara para ödülleri, sponsor destekleri sunularak cazibe yaratılmaya çalışıldı. Ayrıca IFBB Elite Pro sezon sonlarında “Dünya Şampiyonası” veya “Elite Pro World Cup” gibi finaller yapılarak, bu ligi tercih eden sporculara bir dünya birinciliği ünvanı verilmeye başlandı.
Ne var ki, gerçekçi olmak gerekirse, IFBB Elite Pro ligi başlangıçta ilgi çekse de, hiçbir zaman IFBB Pro League’deki Mr. Olympia vizyonuna denk bir cazibe yaratamadı. Elite Pro yarışmalarında şampiyon olan sporcular, bölgesel düzeyde tanınırlık elde etseler de, global bodybuilding camiasında Olympia kazanmış isimler gibi yankı uyandırmadı. Bunun en somut göstergesi, Elite Pro’da başarıya ulaşan pek çok sporcunun bile rotasını sonunda IFBB Pro League’e çevirmesidir. Örneğin, IFBB Elite Pro’nun yıldız sporcularından bazısı birkaç yıl içinde NPC’ye geçip IFBB Pro kartını alarak Olympia’ya gitme hayalini kovalamıştır. Çünkü 1965’ten beri süre gelen Mr. Olympia efsanesi, halen karşı konulmaz bir cazibe merkezi. Hiçbir alternatif organizasyon – ne Santonja’nın Elite Pro’su, ne başka federasyonların “Evren Şampiyonası” – Olympia’nın kariyer doruğu konumunu sarsabilmiş değil.
IFBB vs NPC: 2018 Sonrası Stratejik Rekabet
2018’den itibaren IFBB Amateur (Santonja) ile IFBB Pro League/NPC (Manion) arasındaki rekabet aleni bir hale geldi. Her iki taraf da kendini vücut geliştirmenin meşru otoritesi olarak konumlandırmaya çalıştı ve farklı stratejiler izledi:
NPC/IFBB Pro League cephesi: Oldukça açık bir ekosistem benimsedi. NPC Worldwide yarışmalarına katılan amatör sporculara, başka federasyonlarda yarışmış olsalar bile kapı açıldı. Hatta ayrılığın hemen akabinde, NPC ve IFBB Pro League yönetimi “NPC veya Pro League yarışmalarında boy gösteren amatör sporcular, isterlerse IFBB Amateur ya da diğer federasyonlarda da yarışabilir, bu yüzden ceza almazlar” diye bir yaklaşım benimsedi. Yani sporcuları özgür bırakıp, “bizim yarışmamıza da gel, istediğin yerde de yarış” diyerek olumlu bir imaj çizildi. Profesyonel arenada ise IFBB Pro League, elindeki en büyük kozları – Mr. Olympia, Arnold Classic, Ms. Olympia vb. – kullanarak prestijini korudu. Medya görünürlüğü, sponsorluk ve para ödülleri bakımından IFBB Pro League etkinlikleri rakipsizdi.
IFBB Amateur/Elite Pro cephesi: Santonja liderliğindeki IFBB, daha kapalı ve disipline edici bir yaklaşım sergiledi. IFBB’ye üye ulusal federasyonlara mesaj netti: “Kendi bünyemizdeki sporcular başka organizasyonlara giderse yaptırım uygulayacağız.” Nitekim birçok ülkede IFBB’ye bağlı federasyonlar, yönetmeliklerine sporcuların NPC veya benzeri rakip federasyonların yarışmalarına katılması halinde men cezası alacaklarını yazdı. Örneğin, Türkiye Vücut Geliştirme Federasyonu 2024 yılı milli yarışmaları talimatlarında açıkça, “2024 yılında NPC, NAC, WBFF, WFF, WABBA gibi federasyonların yarışmalarına katılan sporcular bu yarışmaya alınmayacaktır” diye not düştü. Yani IFBB kanadı, kendi sporcularını kaybetmemek için kural koyup NPC’ye geçişi caydırmaya çalıştı. Ayrıca Santonja yönetimi, IFBB Elite Pro atletlerine resmi bir yazıyla NPC/IFBB Pro League yarışmalarına katılmayı yasakladı. Bu yasak, sadece kâğıt üstünde kalmadı; fiilen başka lige geçen sporcular IFBB’den ihraç edildi.
Bu dönemde Rafael Santonja, demeçlerinde sık sık IFBB Pro League tarafını eleştirdi. Özellikle doping kontrolü konusunda NPC/Pro League’in zaafları olduğunu vurguladı ve onları “WADA Kodu’nu hiçe saymakla” itham etti (bu ifadeler, 2019’da Santonja’nın bir röportajında açıkça dile getirildi). Santonja’ya göre IFBB, WADA’ya uyumlu temiz sporu temsil ediyor; NPC ise doping testleri yapmayarak “düzgün rekabet ruhunu zedeliyordu”. Hatta Santonja, NPC’nin uluslararası arenaya açılmasını “izinsiz işgal” olarak niteleyip, NPC’nin bazı ülkelerde cezalı sporcuları yarıştırdığını söyledi. Bu açıklama, NPC’nin IFBB’den doping cezası almış atletleri bile kendi yarışmalarına alması gerçeğine dayanıyordu ki bu, IFBB açısından kabul edilemez bir durumdu. Sonuç olarak iki taraf arasındaki rekabet, sadece organizasyonel değil ideolojik bir hal de aldı: Testli vs testsiz, “resmi” vs “bağımsız” tartışmaları hararetlendi.
NPC Worldwide’ın Avrupa’daki Yükselişi
IFBB ve NPC arasındaki çekişme sürerken, sahadaki gelişmeler NPC Worldwide lehine güçlü bir ivme gösterdi. 2018 sonrası dönemde Avrupa kıtasında ardı ardına NPC Worldwide yarışmaları düzenlendi. İtalya, İspanya, Fransa, Almanya, İngiltere, Macaristan, Polonya gibi vücut geliştirmenin aktif olduğu ülkelerde NPC Worldwide Pro Qualifier yarışmaları takvimlere girdi. Örneğin İngiltere’de Amateur Olympia UK, İtalya’da Amateur Olympia Italy, Macaristan’da Fit Parade NPC Qualifier gibi etkinlikler yüzlerce sporcuyu çekti. Bu yarışmalarda başarılı olan Avrupalı atletler IFBB Pro League’den pro kart alarak doğrudan uluslararası profesyonel arenaya adım attılar. Avrupa’da uzun yıllardır IFBB Amateur çatısı altında yarışan birçok isim, NPC Worldwide’ın sunduğu bu yeni rotayı tercih etti. Çünkü nihayet, kendi ülkelerinde NPC onaylı yarışmalara girip Mr. Olympia hayaline yaklaşma fırsatı doğmuştu.
2020’lerin başlarına gelindiğinde, Avrupa’da hemen her ay bir ülkede NPC Worldwide yarışması görmek mümkündü. IFBB Pro League’in popüler yüzleri ve Olympia yıldızları, bu yarışmalara konuk olarak gelip seminerler verdiler, poz verdi, jüride yer aldılar. Yani NPC Worldwide, Avrupa’da kendini meşrulaştırmak ve geniş kitlelere tanıtmak için efektif bir pazarlama yaptı. Sonuç? Artık Avrupa’da IFBB Pro kartı kazanmak için illa milli takım seçmelerine veya IFBB Amateur Dünya Şampiyonası’na gitmek gerekmiyordu – isteyen herkes NPC Worldwide etkinliklerine kayıt yaptırıp şansını deneyebilirdi. Bu durum, IFBB Amateur’ın Avrupa’daki gücünü sarsmaya başladı. Bazı ülkelerin federasyonları hala Santonja’nın yanında durup kendi sporcularını elde tutmaya çabalasa da, özellikle Batı Avrupa’da birçok atlet “IFBB Elite Pro’da ülke ülke dolaşıp yarışacağıma, gider NPC’de şansımı denerim, belki pro kart alırım” demeye başladı.
Örneğin, 2019’da IFBB Amateur Dünya Şampiyonu olmuş bir sporcu düşünün: Eskiden mecburen IFBB’nin yolundan gidip Elite Pro’ya geçecek ve IFBB bünyesinde yarışacaktı. Şimdi ise önünde bir tercih var: Ya Elite Pro’da kalıp bölgesel yarışmalara katılacak, ya da NPC Worldwide’a geçip belki bir Amateur Olympia kazanarak Pro League’e sıçrayacak. Birçok yetenekli isim ikinci şıkkı seçti. Avrupa’nın sporcu potansiyeli, IFBB Pro League’in küresel vitrinine akmaya başladı. Bu akış, IFBB Amateur cephesinde endişe yaratıyor, Santonja’yı ise daha sert tedbirler almaya itiyordu.
Türkiye’de NPC’ye Siyasi Engel ve Baskılar
Avrupa geneline baktığımızda NPC Worldwide dalgasının ulaştığı hemen her ülkede en azından bir-iki yarışma organize edilebilmiş durumda. Doğu Avrupa’dan Latin Amerika’ya kadar pek çok bölgede IFBB Elite Pro ve NPC Pro League sistemleri yanyana faaliyet gösteriyor; sporcular kendi tercihlerine göre bir yol seçebiliyor. Ancak Türkiye, bu tabloda göze çarpan bir istisna olarak duruyor. Ne yazık ki benim ülkem, NPC Worldwide sisteminin etkinlik düzenleyemediği tek ülke konumunda. Peki neden? Türkiye’deki resmi otoriteler ve federasyon, NPC’nin yarışma yapmasına adeta sistematik bir blokaj uyguluyor.
Öncelikle Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu, IFBB Elite Pro’ya bağlı kalarak NPC’yi tanımadığını her fırsatta dile getirdi. Resmi açıklamalarda, NPC’nin Türkiye’de yarışma yapamayacağı, çünkü ülkemizde tanınan tek yapı olan IFBB’nin WADA sistemine tabi olduğu ve NPC etkinliklerinin bu sisteme ters düşeceği iddia edildi. Yani kâğıt üstündeki gerekçe: “NPC doping testleri uygulamıyor, biz ise WADA’ya bağlıyız; dolayısıyla NPC yarışmaları ülkemizde izin alamaz.” Bu söylem ilk bakışta “spor etiğini koruma” amaçlı gibi görünse de, derine inince pek bir yasal veya bilimsel temeli olmadığı ortaya çıkıyor.
Birincisi, Türkiye’de herhangi bir özel organizasyonun yarışma düzenlemesini engelleyen bir spor yasası yoktur. Vücut geliştirme sporu, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı federasyon eliyle resmi faaliyetlerini yürütürken, ticari veya özel bir etkinlik yapmayı tamamen yasaklayan bir kanun mevcut değildir. Yani teorik olarak bir şirket veya dernek, gerekli izinleri alıp bir vücut geliştirme müsabakası düzenleyebilir. Nitekim geçmişte farklı özel organizasyonların (örneğin başka federasyonların veya “natural bodybuilding” yarışmalarının) Türkiye’de yapıldığı görüldü. Ancak NPC adı geçtiğinde, federasyon ve bağlantılı kurumlar hemen direnç gösteriyor. İzin süreçlerinde engeller çıkarıldığı, salon tahsislerinde sorunlar yaşandığı, sponsorlara baskı yapıldığı sektörde dillendirilen konular arasında.
İkincisi, doping meselesine gelelim. WADA uyumluluğu, elbette ki resmi federasyonun bir artısı; Türkiye’de IFBB’ye bağlı yarışmalarda doping testleri yapılıyor, bu takdir edilesi bir şey. Ancak NPC yarışmalarının düzenlenmeme gerekçesi olarak doping gösterilmesi mantıklı değil. Çünkü doping kontrolü, belirli bir organizasyonun WADA’ya taraf olmasıyla ilişkilidir; NPC Worldwide ise ABD merkezli özel bir organizasyon olarak WADA’ya tabi değil. Bu, NPC yarışmalarında doping serbest demek değildir; sadece resmi olarak test yapılmadığı anlamına gelir. Ülkemizde doping kullanımı kişisel bir suç olmadığı gibi (yani doping yapıyor diye sporcuları tutuklayan bir yasa yok, sadece spor etiği açısından ceza var), NPC yarışmasının düzenlenmesi doğrudan kanuna aykırı bir durum teşkil etmez. Kaldı ki, ironik bir gelişme olarak 2022’de IFBB’nin kendisi WADA nezdinde uyumsuz (non-compliant) ilan edildi! Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA), Ekim 2022’de IFBB’nin doping programında ciddi eksikler saptadı ve Kod’a uymadığı için IFBB’yi ihraç ettiğini duyurdu. Bu karara göre, IFBB’nin test programı yetersiz, biyolojik pasaport uygulaması zayıf, sonuç yönetimi ve bağımsızlık ilkeleri eksik kalmıştı. Santonja yönetimi, bu utanç verici durumu düzeltmek için 2025’te ITA (Uluslararası Test Ajansı) ile anlaşarak doping programını dışarıya devretmek zorunda kaldı.
Hal böyleyken, Türkiye’de NPC’nin “doping kontrolsüz oluşu” gerekçesiyle engellenmesi oldukça tutarsız bir tablo çiziyor. IFBB’nin uluslararası merkezi bile doping kurallarına tam uymadığı için yaptırım yerken, Türkiye’deki spor otoritelerinin NPC’ye “WADA dışı” diye karşı çıkması, esasen bahaneden öteye gitmiyor. Burada gerçek motivasyon, doping değil politik ve bürokratik çıkarlar. Türkiye federasyonu, Santonja’nın yakın müttefiklerinden biri olarak NPC’nin ülkeye girmesinin kendi otoritesini sarsacağından çekiniyor. Yıllardır inşa ettikleri düzenin (milli takım seçmeleri, IFBB Elite Pro kartları vs.) NPC tarafından bozulmasını istemiyorlar. Ayrıca spor teşkilatımız içerisinde “resmi federasyon varken alternatif bir organizasyona izin vermeme” yönünde eski alışkanlıklar da rol oynuyor. Sonuç itibariyle, Türkiye NPC Worldwide etkinliklerinin yapılmadığı yegâne ülke olarak kalmayı sürdürüyor. Bu durum, Türk sporcuların uluslararası arenaya çıkışında ciddi bir fren etkisi yaratıyor. Bir Türk sporcusu, kendi vatanında NPC yarışmasına girip pro olamadığı için yurt dışına gitmek zorunda kalıyor; bu da maddi manevi zorluklar anlamına geliyor.
Rafael Santonja’nın Rolü ve Etkisi
IFBB ve NPC arasındaki bu küresel satrançta, Rafael Santonja kilit bir figür olarak öne çıkıyor. IFBB International’ın başkanı olarak Santonja, yalnız Türkiye’de değil, çeşitli ülkelerde NPC’nin etkinliğini kısıtlamak için hamleler yaptı. Örneğin, Santonja 2018 sonrasında Latin Amerika ülkelerine uyarı mektupları göndererek NPC organizasyonlarına katılan sporcuların IFBB müsabakalarından men edileceğini bildirdi. Bazı Asya ve Afrika ülkelerinde spor bakanlıklarıyla temas kurup NPC’nin “resmi olmayan, denetimsiz” bir yapı olduğunu vurgulayarak engel olunmasını talep etti. Hatta 2019’da IFBB’nin genel kongresinde, “NPC adı altında faaliyet gösteren grupların IFBB’nin adını ve itibarını yanlış kullandığı” yönünde kararlar alındı. Santonja’nın bu çabaları, IFBB’nin yerleşik düzenini koruma arzusundan kaynaklanıyor. Onu yakından tanıyanlar bilir ki, Santonja son derece nüfuzlu bir spor diplomatı; IOC çevrelerinde, Uluslararası federasyonlarda bağları kuvvetli. Bu bağları kullanarak, NPC’yi bazı ülkelerde “sözde federasyon” olarak damgalatma girişimleri oldu.
Türkiye özelinde de Santonja’nın adı sıkça duyuluyor. 2021’de Türkiye’ye gelerek federasyon yetkilileriyle görüşen Santonja, IFBB Elite Pro’yu güçlendirmek adına İstanbul’da adına düzenlenen bir kupa (President Santonja Cup) tertipledi. Bu ziyaretlerinde Türk yetkililere NPC’nin “tehlikeleri” hakkında telkinlerde bulunduğunu biliyoruz. Neticede, federasyonumuz NPC’ye karşı çok katı bir tutum aldıysa, burada Santonja’nın arka plandaki etkisini göz ardı edemeyiz. Bir anlamda Santonja, dünya çapında IFBB bayrağını korumak için siyasi bir mücadele veriyor; NPC’yi her köşede durduramasa da, en azından bazı kalelerde (Türkiye gibi) içeri sokmamayı başarıyor.
Burada eleştirel bir gözlem yapmak isterim: Santonja’nın IFBB’si eğer gerçekten sporcuların iyiliğini düşünüyorsa, NPC ile rekabeti böyle yasaklar ve engeller üzerinden yürütmek yerine, daha cazip fırsatlar sunarak kazanmayı denemeliydi. Örneğin Elite Pro’yu öyle bir seviyeye getirmeliydi ki sporcular “NPC’ye gitmeme gerek yok, burada da aynı para ödülü, aynı şöhret var” diyebilseydi. Fakat şu anki durumda IFBB, ne sporcuların doping konusundaki güvenini kazanabildi (WADA uyumsuzluğu ortada), ne de kariyer hedefleri açısından Olympia’nın cazibesine denk bir ufuk sunabildi. Santonja ise kendi network gücünü kullanarak NPC’ye ket vurmayı, belki de zamana oynamayı seçti. Umudu, bir gün IFBB’nin doping uyum sorunlarını çözüp yeniden olimpik harekete yaklaşması ve NPC’nin dışlanması olabilir. Ancak gerçekler gösteriyor ki IFBB Pro League (NPC), Olympia markasının gücüyle gün geçtikçe büyüyor ve sporcuların kalbini kazanıyor.
Mr. Olympia: Evrensel Kariyer Rüyasının 1965’ten Beri Değişmeyen Adresi
Dünya üzerindeki hemen her vücut geliştirme sporcusunun aklındaki nihai hedefin ismi Mr. Olympia’dır. 1965 yılında Joe Weider’ın başlattığı bu yarışma, başlangıçta sadece birkaç elit sporcunun katıldığı bir gösteriydi. Amaç, farklı yarışmalarda şampiyon olmuş vücutçuların birbirleriyle rekabet edebileceği “şampiyonlar şampiyonası” düzenlemekti. Larry Scott’tan Sergio Oliva’ya, Arnold’dan Franco Columbu’ya uzanan ilk dönem Olympia şampiyonları, bu organizasyonu hızla efsaneleştirdi. 1970’lerden itibaren Olympia, IFBB’nin amiral gemisi haline geldi ve dünyanın en önemli vücut geliştirme yarışması olarak kabul gördü. Bugün bir sporcuyla konuştuğunuzda “hayalin ne?” diye sorarsanız, çoğunlukla “Olympia’da yarışmak, mümkünse kazanmak” cevabını alırsınız. Çünkü Olympia sahnesine çıkmak demek, vücut geliştirmenin ölümsüzler listesine girmek demektir.
IFBB ile NPC ayrışmasının belki de en kritik noktası burada yatıyor: Olympia ismi, IFBB Pro League tarafında kaldı ve rakip kamp herhangi bir şekilde bu büyülü isme alternatif yaratamadı. Santonja’nın IFBB Elite Pro’su, kendi organizasyonlarına ne isimler verdi ise de (“Dünya Şampiyonası” gibi), sporcular nezdinde Olympia’nın yerini tutmadı. Düşünün, 1960’lardan bu yana vücut geliştirmenin zirvesine çıkan her efsane (Arnold, Lee Haney, Dorian Yates, Ronnie Coleman, Phil Heath, Big Ramy vs.) Olympia unvanıyla anılıyor. Bu kültürel mirası bir gecede silecek bir alternatif üretmek imkânsızdı.
Aslında IFBB tarihinde Olympia’ya rakip olabilecek tek girişim, 1990’ların başında WWF güreş organizasyonunun patronu Vince McMahon’un kurduğu WBF (World Bodybuilding Federation) idi. McMahon, büyük para ödülleri vaadiyle bazı IFBB profesyonellerini kendi ligine çekmeye çalıştı ve ayrı bir “şampiyona” düzenledi. Fakat WBF iki yıl bile sürmeden çöktü; sporcular yeniden IFBB’ye döndüler. Bu örnek, Olympia markasının ve IFBB Pro League geleneğinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Günümüzde IFBB Elite Pro da benzer bir çıkmaz yaşadı: Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi Elite Pro bodybuilder’ını sorun, pek az kişi ismen bilir. Ama Olympia şampiyonlarının isimleri spor salonlarında duvarları süsler. Kariyer basamaklarının tepesinde hala Olympia apoleti var, ve bu apolet yalnızca IFBB Pro League yoluyla elde edilebiliyor. Bu nedenle NPC Worldwide vs IFBB çekişmesinde, NPC tarafı her zaman çekici bir havuç sunuyor: “Gel, bizde yarış, Olympia hayalin gerçek olsun.” Santonja tarafı ise buna karşı “Biz doping kontrolü yapıyoruz, biz resmiyiz” argümanını öne çıkarıyor – ki bu, çoğu sporcu için ikinci planda kalan bir detay.
IFBB’nin 2022 WADA Uyumsuzluğu ve Sonuçları
IFBB’nin doping konusundaki söylemlerine ve Santonja’nın WADA vurgularına yukarıda değindik. Şimdi bu meselenin somut bir dönüm noktasına bakalım: 2022 yılında IFBB’nin WADA Koduna uyumsuz ilan edilmesi. Ekim 2022’de WADA, IFBB’nin anti-doping programını mercek altına aldı ve bir dizi ciddi sorun tespit etti. Bunlar arasında test programındaki eksikler, bağımsız denetim olmaması, biyolojik pasaportun yeterince uygulanmaması, sonuçların WADA kural setine uygun yönetilmemesi gibi maddeler vardı. WADA’nın Uyum Gözden Geçirme Komitesi bu eksikliklerin giderilmediğini rapor edince, IFBB’ye “non-compliant” (kurallara uyumsuz) damgası vuruldu. Bu kararın anlamı şuydu: IFBB, WADA koduna resmen taraf olma statüsünü kaybetti, dolayısıyla o dönemde IFBB’nin doping testleri ve yaptırımları uluslararası düzeyde tanınmaz hale geldi.
Bu gelişme, IFBB tarihinde bir dönüm noktasıydı çünkü Santonja yönetimi uzun süre kendilerini “temiz sporun temsilcisi” olarak lanse etmişti. WADA uyumsuzluğu, NPC cephesinin yıllardır dile getirdiği “IFBB test yapıyor ama göstermelik olabilir mi?” sorularını bile akıllara getirdi. Dahası, IOC ile ilişkiler açısından IFBB’yi zor durumda bıraktı (zaten IOC tarafından henüz olimpik spor olarak tam kabul görmemiş olan vücut geliştirme, bu uyumsuzlukla iyice uzaklaştı). Santonja durumu kurtarmak için hızlı adımlar attı: 2023’te WADA ile sorunları çözmeye yönelik reformlar yapılacağı duyuruldu ve 2025’te IFBB doping programı tamamen bağımsız ITA’ya emanet edildi. Bu, bir federasyon için oldukça ağır ama gerekli bir karardı. ITA’nın 2025 raporlarına göre, IFBB sporcularından alınan örneklerin kayda değer bir kısmı pozitif çıkmış; doping kullanımının yaygın olduğu ortaya konmuştu. Yani IFBB belki kâğıt üstünde test yapıyordu ama uygulamada tam anlamıyla temiz spor ortamı oluşturamamıştı.
WADA uyumsuzluğu kararı, IFBB vs NPC tartışmalarında önemli bir argümanı NPC lehine güçlendirdi. Zira NPC/IFBB Pro League tarafı, “bakın gördünüz mü, IFBB de doping sorunları yaşıyor” diyerek Santonja’nın eleştirilerini boşa çıkarabildi. IFBB ise kendini toparlamak için yoğun çaba sarf ediyor; 2026 itibarıyla WADA’ya yeniden tam uyum sağlama hedefinde. Ancak güven sarsıldı bir kere. Bu olay, aslında spor dünyasında bir gerçeği hatırlattı: Doping, yalnız bir tarafın sorunu değil, tüm vücut geliştirme aleminin ortak sıkıntısı. NPC’nin test yapmaması eleştirilebilir, evet; ama IFBB’nin test yapıp başarılı olamaması da ayrı bir sorun. Belki de çözüm, uzun vadede her iki sistemin de daha sıkı anti-doping programları uygulamasıyla gelecek. Fakat bugünden yarına, sporcuların zihinlerinde Olympia hedefi ile doping endişesi arasında bir terazi olsa, maalesef pek çoğu “önce Olympia” diyor. Bu sporcunun suçu değil; sistemin gerçeği.
NPC’nin Türkiye’de Engellenmesinin Dayanağı Var mı?
Tekrar Türkiye’ye dönecek olursak, NPC Worldwide’ın ülkemizde sistematik olarak engellenmesinin ne hukuki ne de dopingle ilgili ikna edici bir dayanağı olmadığını net biçimde ortaya koymak gerekiyor. Resmi federasyon yetkilileri zaman zaman “Biz devlete bağlıyız, NPC ise özel; o yüzden burada faaliyetine izin yok” minvalinde açıklamalar yapsa da, bu durum uluslararası spor normlarına aykırı. Bir ülkede sadece tek bir yapı varken rekabet olmaması anlaşılabilir belki, ama vücut geliştirme gibi olimpik olmayan, profesyonel odaklı bir sporda alternatif organizasyonların varlığı son derece doğaldır. Nitekim bugün dünyanın dört bir yanında IFBB Amateur, NPC, WBFF, NABBA, WABBA, NAC gibi federasyonlar paralel olarak etkinlik yapıyor. Hiçbir gelişmiş spor kültürü, kendi sporcularını “falanca yarışmaya gidersen seni bitiririm” diye tehdit ederek ilerleyemez.
Türkiye’de de sporcular aslında bilinçleniyor. Son yıllarda birçok Türk atlet, yurt dışındaki NPC yarışmalarına bireysel çabalarıyla katılıp başarı kazandı. Örneğin 2022’de bir sporcumuz İtalya’daki NPC pro qualifier yarışmasında derece aldı, veya 2023’te bir diğeri Doğu Avrupa’da NPC üzerinden pro card elde etti. Bu sporcular, resmi federasyon tarafından dışlansa bile uluslararası arenada IFBB Pro League atleti olarak ülkemizi temsil etme şansı yakaladılar. Buradaki trajikomik durum şu: Bu atletler yurt dışında NPC sayesinde profesyonel olurken, ülkemizdeki federasyon onları milli sporcu saymıyor, hatta müsabakalarından men ediyor. Oysa aynı kişiler ileride Olympia sahnesine çıksa, bundan gurur duymamız gerekmez mi? Maalesef şu anki tutum, sporcunun başarısını değil, “bizden izin almadan yaptı”yı önemsiyor.
Hukuken baktığımızda, federasyonun bu tavrının yakın zamanda yargı önüne taşınması olası. Zira bir sporcunun mesleğini/icrasını engellemek veya onu tercihlerinden ötürü cezalandırmak, anayasal haklara da aykırıdır. Avrupa’da benzer durumlar yaşandığında, mahkemeler genelde sporcu lehine karar veriyor. Türkiye’de de ileride bir sporcu çıkıp “beni sadece NPC’ye katıldığım için yarışmadan men edemezsiniz” diye hukuki yola başvurursa, federasyon zor durumda kalabilir. Ayrıca doping mevzuatımız da bu konuda net: Türkiye Anti-Doping Komisyonu (TADA), sadece bakanlığa bağlı federasyonların faaliyetlerinde yetkilidir. Yani NPC gibi bir organizasyon, resmen tanınmadığı için doping test yükümlülüğü yok; TADA da bu yarışmaları denetlemekle sorumlu değil. Dolayısıyla “doping testi yapılmıyor, o yüzden yasakladık” demek, hukuki bir gerekçe değil, sadece bahane.
Bir de işin spor ahlakı boyutu var. Ben bir antrenör ve eski bir sporcu olarak şuna inanıyorum: Rekabet, kaliteyi yükseltir. Eğer federasyonumuz gerçekten sporcuların iyiliğini düşünüyorsa, NPC’nin burada etkinlik yapmasından korkmak yerine bunu bir motivasyon olarak görmeli. Belki o zaman kendi organizasyonlarını da iyileştirir, ödüllerini artırır, sporcu memnuniyetini yükseltir. NPC yarışması yapmak isteyenlere engel olmak yerine, “biz daha iyisini sunuyoruz, o yüzden bize gelin” diyebilmeli. Yasaklar, kısıtlar kısa vadede güç göstergesi gibi dursa da, uzun vadede hem sporcuyu küstürür hem de ülkeyi uluslararası başarıdan alıkoyar.
Gözden Kaçan Kritik Nokta: Elite Pro – World Championship Gerçeği ve Sporcu Tercihi
Bu tartışmada çoğu zaman gözden kaçan, fakat sistemin kalbini oluşturan çok önemli bir gerçek daha var.
Türkiye Vücut Geliştirme Federasyonu’nun bağlı olduğu yapı, IFBB’dir. IFBB sisteminde, bir sporcu ulusal şampiyonalarda veya IFBB onaylı uluslararası yarışmalarda üst derece elde ettiğinde Elite Pro Card almaya hak kazanır. Elite Pro Card alındıktan sonra sporcu artık amatör değildir; IFBB Elite Pro statüsüne geçer ve IFBB’nin profesyonel liginde yarışır.
Bu noktadan sonra, IFBB sisteminin sporcuya sunduğu en üst kulvar, Elite Pro World Championships’tir. Yani IFBB açısından bakıldığında;
Milli takım seçmeleri,
Ulusal şampiyonalar,
IFBB onaylı uluslararası yarışmalartek bir ana hedefe hizmet etmelidir: Sporcuları Elite Pro Card almaya ve ardından World Championship sahnesine taşımak.
Teorik olarak federasyonun “tam gaz” desteklemesi gereken rota burasıdır.
Ancak pratikte, özellikle Türkiye’de bu sistem doğru okunmamaktadır. Elite Pro Card alan sporcuların World Championship’e hazırlanması, maddi ve lojistik olarak desteklenmesi, medya ve PR tarafının güçlendirilmesi gerekirken; bu kulvar yeterince sahiplenilmemekte, hatta çoğu zaman ikinci planda kalmaktadır. Sporcu, Elite Pro statüsüne geçtikten sonra sistemin onu gerçekten yukarı taşıdığı hissini alamamaktadır.
İşin kırılma noktası da tam burada başlar.
Profesyonel sporcu açısından bakıldığında, kariyer yalnızca “yarışmaya çıkmak” değildir.Bir sporcunun karar verirken baktığı başlıklar nettir:
Reklam ve PR değeri
Gelir ve sponsorluk potansiyeli
Uluslararası tanınırlık
Marka ve şöhret etkisi
Bu noktada, Mr. Olympia ile IFBB Elite Pro World Championships arasındaki fark, sporcu gözünde çok nettir. Olympia; 1965’ten beri oluşmuş kült bir markadır. Medya gücü, sponsor ilgisi, global görünürlük ve gelir potansiyeli açısından tartışmasız bir üstünlüğe sahiptir. Bir sporcu Olympia sahnesine çıktığında, yalnızca bir yarışmaya katılmış olmaz; küresel bir vitrine girer.
Elite Pro World Championships ise hâlâ;
marka değeri oluşturma sürecinde,
medya gücü sınırlı,
sponsor ve gelir tarafında zayıf,
kültürel karşılığı henüz oturmamışbir organizasyon konumundadır.
Bu nedenle sporcuların Olympia’yı tercih etmesi bir “isyankârlık” ya da “disiplinsizlik” değil; tamamen rasyonel bir profesyonel kariyer tercihidir. Bir taraf; yıllardır değeri kanıtlanmış, sporcuya somut karşılıklar sunan bir yapı iken, diğer taraf henüz bu ağırlığı oluşturamamıştır.
Özetle;IFBB sisteminde Elite Pro – World Championship hattı, federasyon perspektifinden bakıldığında ana hedef olmalıdır. Ancak bu hattın sporcu gözünde cazip hale gelmesi için; destek, görünürlük, gelir ve prestij unsurlarının ciddi şekilde güçlendirilmesi şarttır. Aksi hâlde sporcular, doğal olarak kariyerlerini daha güçlü gördükleri yöne, yani Olympia yoluna kanalize etmeye devam edecektir.
Bu durum bir niyet meselesi değil; sistemin ürettiği sonuçların doğal bir yansımasıdır.
Sonuç
IFBB ile NPC Worldwide arasındaki küresel ayrışma, vücut geliştirme tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu makalede geçmişten bugüne olayları, aktörleri ve sonuçlarını detaylandırdık. Özetlemek gerekirse: Joe ve Ben Weider tarafından kurulan IFBB, on yıllar boyunca amatör ve profesyonel kanadı bir arada tutmuş, Mr. Olympia gibi sarsılmaz bir marka yaratmıştır. Ancak 2017’de liderlik vizyonlarının çatışması sonucu IFBB International (Rafael Santonja) ile IFBB Pro League/NPC (Jim Manion) yollarını ayırmış; IFBB Elite Pro ve NPC Worldwide adlarıyla iki farklı sistem ortaya çıkmıştır. Bu bölünme, sporculara iki ayrı kariyer yolu sunarken aynı zamanda onları zor bir tercihe itmiştir: Olympia hayali mi, yoksa milli takım düzeni mi? Çoğu atlet için cevap Olympia olmuştur, zira onun büyüsü ve getirdikleri tartışılmaz.
Rafael Santonja, IFBB’nin başında bu ayrılığın kendi lehine sonuçlanması için çaba gösterse de, NPC’nin özellikle Avrupa’da ve dünyada yükselişini tam olarak engelleyememiştir. WADA uyumluluğu gibi konularda IFBB’nin yaşadığı sorunlar, “biz temiz sporcuyuz” söylemine gölge düşürmüştür. Türkiye gibi bazı ülkelerde politik engellerle NPC’nin önü kesilmeye çalışılsa da, bu sürdürülebilir bir durum değildir – ne hukuki ne de sportif açıdan. Son tahlilde, vücut geliştirme sporu evrensel bir platform haline geliyor; yetenekli bir sporcu için sınırları federasyon çekişmeleri değil kendi hayalleri belirliyor.
Ben Can Ünal olarak, bir koç ve bu camianın emektarı sıfatıyla şunu belirtmek isterim: Sporcu her şeyin merkezindedir. Federasyonlar, ligler, kurumlar ancak sporcuyu yüceltir ve ona fırsat sunarsa anlam taşır. IFBB–NPC rekabetinin kazananı, bu iki yapının da ötesinde, sporcular ve vücut geliştirme tutkunları olmalıdır. Belki bir gün, bugün ayrı düşmüş bu yollar yeniden kesişir veya ortak bir paydada buluşur – kim bilir? Ama o güne dek, bizler sporcularımıza doğru bilgiyi verip hedeflerine giden en uygun yolu seçmelerinde rehber olacağız. Mr. Olympia’ya giden yol engellerle dolu olsa da, hayali gerçek kılanlar her zaman bu engelleri aşmayı göze alanlar olacaktır.
Kaynakça: Bu derinlemesine incelemede aktarılan bilgilerin dayanakları ilgili raporlar, röportajlar ve resmi belgelerdir. IFBB ve NPC ayrılığına ilişkin 2017 Olympia krizi detayları, Million Dollar Baby Fitness raporunda belirtilmiştir. IFBB’nin NPC’yi askıya alması ve NPC’nin IFBB’den kopuşu Sports Integrity Initiative haberinde teyit edilmiştir. IFBB Elite Pro’nun kuruluşu ve yapısı aynı raporda ve Wikipedia kayıtlarında yer alır. IFBB Pro League ile IFBB International arasındaki bağın kopması ve Elite Pro kartının Olympia’ya yol açmadığı, Wikipedia’daki IFBB Pro League sayfasında açıkça vurgulanmaktadır. Rafael Santonja’nın NPC aleyhindeki açıklamaları ve uluslararası faaliyetlere karşı tutumu, 2017’deki demeçlerinde görülmektedir. IFBB’nin 2022’de WADA Koduna uyumsuz ilan edilmesi, Uluslararası Test Ajansı (ITA) raporunda detaylandırılmıştır. Türkiye’de federasyonun NPC’ye karşı tutumu, resmi talimatlara yansıyan hükümlerle sabittir. Bu kaynaklar ve daha fazlası, vücut geliştirme camiasındaki bu önemli bölünmenin anlaşılması için temel teşkil etmektedir. Her şey, sporcunun emeğinin ve hayallerinin en iyi değeri bulacağı bir ortamın yaratılmasına hizmet etmeli – bunun da yolu şeffaflık, rekabet ve iş birliğinden geçiyor.
Kaynaklar
IFBB – Resmî Tarihçe ve Yapılanma BelgeleriIFBB’nin kuruluşu, Joe & Ben Weider dönemi, Rafael Santonja başkanlığı ve federasyon yapısı hakkında temel referans.
IFBB Pro League – Yapısal Ayrım ve Pro League BelgeleriIFBB Pro League’in amatör IFBB’den ayrılması, NPC ile ilişkisi ve profesyonel sisteme geçiş kriterleri.
NPC Worldwide – Global Yayılım ve Pro Qualifier SistemiNPC Worldwide’ın 2018 sonrası Avrupa ve dünya genelindeki etkinlikleri, Pro Card sistemi ve organizasyon modeli.
Mr. Olympia – Tarihsel Arşiv (1965–günümüz)Mr. Olympia’nın kuruluşu, tarihsel önemi ve profesyonel vücut geliştirmedeki merkezi rolü.
IFBB – NPC Ayrılığı (2017 Olympia Krizi) | Million Dollar Baby Fitness Raporu2017 Amateur Olympia jürisi krizi, NPC’nin IFBB Amateur’den ayrılması ve küresel bölünmenin başlangıcı.
WADA – Compliance & Non-Compliance Kararları (2022)IFBB’nin 2022 yılında WADA tarafından non-compliant ilan edilmesine ilişkin resmî değerlendirmeler.
International Testing Agency – IFBB & ITA Anlaşması (2025)IFBB’nin WADA sonrası dönemde ITA ile anti-doping süreçlerini devretmesine dair raporlar ve kamu duyuruları.
IOC & Uluslararası Spor Federasyonları – Anti-Doping Tanıma SistemiWADA’nın olimpik ve olimpik olmayan spor federasyonları üzerindeki rolü ve ITA’nın hukuki konumu.
Türkiye Vücut Geliştirme Federasyonu – Yarışma Talimatları (2020–2024)NPC, IFBB dışı federasyonlara katılım yasağına dair resmî talimat maddeleri.
Avrupa NPC Pro Qualifier Takvimleri (2018–2025)İtalya, İspanya, İngiltere, Macaristan, Almanya ve Fransa’daki NPC Worldwide organizasyon verileri.
Vidya Ertuğrul – Sistem Analizi ve IFBB Elite Pro DeğerlendirmeleriIFBB’nin Olympia’sız yapı kurma çabasına dair sektörel değerlendirme perspektifi.
IFBB Elite Pro – World Championships & Elite Circuit DokümantasyonuElite Pro’nun amaçlanan konumu, organizasyon yapısı ve Olympia ile kıyaslanamayan prestij farkı.
Spor Hukuku ve Federasyon Yetki Alanları – Avrupa Spor ModeliUlusal federasyon – özel organizasyon ayrımı, tekel tartışmaları ve sporcu hakları.
Türkiye’de NPC Worldwide: Yasaklanma Sebepleri ve Sporcular İçin Kıyaslama
Merhaba, ben IFBB PRO Koçu Can Ünal. Türkiye vücut geliştirme camiasında son yıllarda sıkça sorulan bir konu var: NPC Worldwide yarışmaları neden ülkemizde düzenlenemiyor? Bu mesajımda, kendi deneyimlerime dayanarak bu soruya net açıklık getirmek istiyorum. 2019 yılında Türkiye’de ilk NPC organizasyonunu hayata geçiren kişilerden biri olarak, IFBB (International Federation of Bodybuilding & Fitness) ile NPC Worldwide arasındaki ayrışmanın ülkemize yansımalarını bizzat yaşadım. Şimdi neden NPC yarışmaları Türkiye’de yapılmıyor, bunun ardında yasal mı yoksa politik sebepler mi var, eğer NPC yapılırsa IFBB sistemine etkileri neler olur ve sporcular için hangi sistem daha avantajlıdır gibi soruları tek tek ele alacağım.
Türkiye’de Neden NPC Yarışmaları Yapılmıyor?
Ne yazık ki Türkiye, NPC Worldwide sisteminin etkinlik düzenleyemediği tek ülke konumunda. Peki bunun sebebi ne? Resmi otoriteler ve Vücut Geliştirme Federasyonu (Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu), ülkemizde NPC yarışmalarına adeta sistematik bir blokaj uyguluyor.
Resmi açıklamalara göre, NPC’nin Türkiye’de yarışma yapamayacağı belirtiliyor. Gerekçe olarak da Türkiye’de tanınan tek yapı IFBB olduğu ve IFBB’nin WADA (Dünya Dopingle Mücadele Ajansı) sistemine tabi olduğu, NPC etkinliklerinin ise bu sisteme ters düştüğü öne sürülüyor. Yani kâğıt üstünde deniyor ki: “NPC doping testleri uygulamıyor, biz ise WADA’ya bağlıyız; dolayısıyla NPC’ye izin verilemez.” Bu iddia ilk bakışta “spor etiğini koruma” amaçlı gibi dursa da, biraz derine inince ne yasal ne de bilimsel bir temeli olmadığı ortaya çıkıyor.
Öncelikle şunu netleştireyim: Türkiye’de, özel bir organizasyonun vücut geliştirme yarışması düzenlemesini yasaklayan hiçbir spor yasası yok. Federasyon, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı olarak resmi faaliyetleri yürütür; ancak ticari veya özel bir etkinliği tamamen yasaklayan bir kanun yoktur. Yani teorik olarak bir şirket veya dernek, gerekli izinleri alıp bir vücut geliştirme müsabakası düzenleyebilir. Nitekim geçmişte farklı bağımsız organizasyonların veya başka federasyonların (örneğin NAC, WABBA, WBFF gibi) yarışmaları ülkemizde yapılmıştır. NPC konusu açıldığında ise maalesef durum değişiyor: İzin süreçlerinde zorluklar çıkarıldığı, salon tahsisinde problemler yaşandığı, sponsor firmalara üstü kapalı baskılar yapıldığı sektör içerisinde konuşuluyor. Yani engel hukuki değil, tamamen idari ve fiili bir engellemeden bahsediyoruz.
Gelelim doping meselesine. Evet, Türkiye’de IFBB’ye bağlı resmi yarışmalarda doping testleri yapılmaktadır ve bu elbette takdir edilesi bir durum. Ancak NPC yarışmalarına izin verilmemesini doping kontrolüyle açıklamak tutarlı değil. Zira doping kontrolü, bir organizasyonun WADA’ya taraf olup olmamasıyla ilgilidir; NPC Worldwide ise ABD merkezli özel bir organizasyon olarak WADA’ya tabi değil. Bu, “NPC’de doping serbest” demek değil, sadece resmi WADA testlerinin yapılmadığı anlamına gelir. Kaldı ki, ironik bir şekilde 2022’de IFBB’nin kendisi WADA tarafından uyumsuz (non-compliant) ilan edilmiştir – doping programındaki eksikler nedeniyle IFBB uluslararası düzeyde yaptırıma uğramıştır. Yani IFBB bile doping kurallarına tam uymadığı için uyarı almışken, Türkiye’de “NPC WADA’ya bağlı değil” diye etkinlik yasağı koymak açıkçası bahaneden öteye gitmiyor.
Asıl motivasyonun ne olduğuna bakarsak, ortada dopingten ziyade politik ve bürokratik çıkarlar görüyoruz. Türkiye Vücut Geliştirme Federasyonu, IFBB Elite Pro yapısına bağlı kalıp NPC’yi tanımıyor ve NPC’nin ülkeye girmesinin kendi otoritesini sarsacağından çekiniyor. Yıllardır oluşturdukları düzenin (milli takım seçmeleri, IFBB Elite Pro kartları vs.) NPC tarafından bozulmasını istemiyorlar. Bir de spor teşkilatımızda yaygın olan “resmi federasyon varken alternatif organizasyona izin vermeme” alışkanlığı var ki bu da bu tutumda rol oynuyor. Sonuç olarak, Türkiye halen NPC Worldwide yarışmalarının yapılmadığı yegâne ülke olarak kalıyor.
NPC Yarışmaları Yapılmak mı İstenmiyor, Yoksa Bilinçli Engelleniyor?
Yukarıdaki tablo aslında sorunun cevabını veriyor: NPC’nin Türkiye’de yapılamaması, bu organizasyonu kimsenin istememesinden değil, bilakis bilinçli bir şekilde engellenmesinden kaynaklanıyor. Ülkemizde NPC yarışması düzenlemek isteyen girişimler oldu (daha önce ben de bunun içinde bulundum), ancak karşılaştıkları direnç nedeniyle sürdürülebilir hale gelemedi. Federasyon, açıkça yönetmeliklerine “NPC gibi rakip federasyonların yarışmalarına katılan sporcuları kendi yarışmalarımıza almayız” şeklinde maddeler ekledi. Örneğin 2024 yılı milli yarışmalar talimatnamesinde, “2024 yılında NPC, NAC, WBFF, WFF, WABBA gibi federasyonların yarışmalarına katılan sporcular bu yarışmaya alınmayacaktır” ibaresi yer aldı. Bu, federasyonun NPC’yi kesinlikle istenmeyen ilan ettiğini net biçimde gösteriyor.
Yani sorun, NPC’nin yapılmak istenmemesi değil; aslında pek çok sporcu ve antrenör NPC sistemine ilgi duyuyor, ancak idari ve siyasi engeller nedeniyle bu organizasyonlar gerçekleştirilemiyor. Burada IFBB’nin uluslararası başkanı Rafael Santonja’nın da perde arkasındaki etkisini unutmamak lazım. Santonja, 2018’den sonra birçok ülkede spor bakanlıklarına ve federasyonlara mektuplar göndererek, NPC’ye katılan sporcuların IFBB müsabakalarından men edileceğini bildirdi ve NPC’yi “denetimsiz, resmi olmayan” bir yapı olarak damgalamaya çalıştı. 2021’de Türkiye’ye gelip federasyon yetkilileriyle görüşerek “NPC’nin tehlikeleri” hakkında telkinlerde bulunduğunu da biliyoruz. Kısacası, NPC’yi ülkeye sokmama konusunda bilinçli bir çaba söz konusu.
Özetle, NPC Worldwide yarışmaları Türkiye’de yapılmıyor çünkü resmi federasyon ve bağlı kurumlar bunu tercih etmiyor, hatta aktif şekilde engelliyor. Bu engellemenin ardında herhangi bir yasal yasak değil, federasyonun mevcut düzenini ve otoritesini koruma isteği ile uluslararası IFBB yönetiminin baskıları yatıyor.
NPC Worldwide Yapılırsa IFBB Sistemi Ne Olur?
Diyelim ki yarın NPC Worldwide yarışmaları Türkiye’de yapılmaya başlandı – bu durumda mevcut IFBB (Elite Pro) sistemini neler bekler? Öncelikle, şunu belirtmeliyim: Dünya genelinde pek çok ülkede IFBB Elite Pro ile NPC Pro League sistemleri yan yana faaliyet gösterebiliyor; sporcular da kendi hedeflerine göre istedikleri yolu seçebiliyorlar. Yani NPC’nin varlığı, IFBB’nin o ülkedeki faaliyetlerini otomatik olarak bitirmiyor. Ancak mevcut tekel durumunun kırılması anlamına geliyor. Türkiye’de de NPC etkinlikleri düzenlenirse, IFBB’ye bağlı federasyonun yıllardır tek seçenek olarak sunduğu yol artık tek seçenek olmayacak. Sporcular kendi ülkelerinde NPC yarışmasına girip IFBB Pro League’e (Mr. Olympia yoluna) katılma şansı elde ederse, federasyonun elindeki en büyük koz olan “bizden başka pro karta ulaştıran yok” argümanı zayıflayacak.
Bu durum muhtemelen IFBB Türkiye tarafında bir sarsıntıya yol açacaktır – nitekim federasyonun NPC’yi engellemekteki esas korkusu da budur. Yıllardır milli takım seçmeleriyle sporcuları yalnızca IFBB Elite Pro yolunda tutan düzen, NPC gelince bozulabilir. Bir kısım sporcu “Elite Pro’da kalıp bölgesel yarışmalara gideceğime NPC’den şansımı denerim, belki Pro Card alırım” diyebilir, ki Avrupa’nın pek çok ülkesinde son dönemde tam olarak bu oldu. Yani IFBB’nin Türkiye’deki sporcu havuzu kısmen NPC’ye akabilir, bu da federasyonun etkinliklerine katılımın ve genel gücünün azalmasına yol açabilir.
Öte yandan, IFBB sistemi tamamen ortadan kalkar mı? Muhtemelen hayır. Sonuçta federasyon resmi ve köklü bir kurum; doping kontrolü gibi alanlarda avantajlarını vurgulayarak ve mevcut bağlı sporcularıyla yoluna devam etmeye çalışacaktır. Belki de rekabet karşısında sporculara daha iyi imkanlar sunma yoluna gitmek zorunda kalabilirler. Nitekim dünyada IFBB Amateur/Elite Pro cephesi, NPC’ye karşı daha cazip hale gelmek için adımlar atmak zorunda kaldı: Örneğin bazı ülkelerde daha yüksek ödüllü yarışmalar düzenlemek, ya da Elite Pro ligini çekici kılmaya çalışmak gibi hamleler gördük. Ancak gerçekçi olursak, NPC’nin ülkeye girişi IFBB’nin tekelini sonlandıracak ve güç dengelerini değiştirecektir. Federasyonun mevcut katı tutumu da zaten bu değişimin kendi açısından olumsuz olacağını öngörmesinden kaynaklanıyor.
Sonuç olarak NPC Worldwide Türkiye’de yapılmaya başlarsa, IFBB Türkiye sistemi ya bu yeni düzene uyum sağlamak zorunda kalacak ya da birçok sporcusunu kaybetme riskiyle karşılaşacak. Diğer ülkelerdeki örneklere bakarsak, iki sistem yan yana var olabilir; fakat sporcular için artık tercih edebilecekleri alternatif bir yol olduğu için IFBB tarafı eski gücünde olamayabilir. Bu da uzun vadede Türkiye’deki vücut geliştirme ekosisteminin daha rekabetçi ve çeşitli hale gelmesi demek.
Sporcular İçin Hangi Sistem Daha Avantajlı veya Dezavantajlı?
Bir sporcunun avantajlı sistemi seçmesi, kariyer hedeflerine ve önceliklerine bağlıdır. IFBB Elite Pro (Türkiye Resmi Federasyon) sistemi ile NPC/IFBB Pro League sistemi arasında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Şimdi sporcular açısından bu iki yapının artı ve eksi yönlerine bakalım:
IFBB Elite Pro Sistemi (Resmi Federasyon Yolu)
Avantaj (Doping Kontrolü ve Resmiyet): Resmi federasyon yarışmalarında WADA uyumlu doping testleri uygulanır, bu da daha temiz bir yarışma ortamı sunmayı amaçlar. IFBB Türkiye, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı olduğu için ulusal spor teşkilatı tarafından tanınır; sporcular lisanslı olarak yarışır. Federasyon, sporcuların Dünya ve Avrupa Şampiyonaları gibi uluslararası amatör platformlarda yarışmasını organize eder ve milli takım seçmeleri yapar. Bu sayede ülke adına yarışma ve resmi unvanlar kazanma imkanı vardır. Ayrıca resmi başarılar elde eden sporcular, devlet tarafından verilen “milli sporcu” belgesi ya da bazı ödüllerden yararlanma şansına sahip olabilir.
Avantaj (Yerel Prestij ve Erişilebilirlik): IFBB Elite Pro kartı almak, Türkiye’de halen prestijli görülüyor ve sporcuyu yerel camiada tanınır kılıyor. Ulusal şampiyonalarda derece almak, federasyon tarafından takdir edilmek gibi manevi motivasyonlar sunuyor. Ülke içinde resmi yarışmalar düzenli olarak yapıldığı için sporcuların kendi memleketlerinde yarışma imkanı mevcut.
Dezavantaj (Küresel Kısıtlılık): IFBB Elite Pro statüsü kazanmak, ne yazık ki sporcuyu IFBB Pro League’in küresel arenasına taşımaz. Yani Türkiye’de IFBB üzerinden Pro Card alsanız bile bu sizi Mr. Olympia yoluna çıkarmıyor. Elite Pro ligi kendi içinde profesyonel yarışmalar sunsa da, dünyanın en prestijli yarışması olan Olympia’ya doğrudan bir geçiş sağlamaz. Global sponsorluklar, geniş medya görünürlüğü ve ciddi para ödülleri gibi konularda Elite Pro liginin etkisi sınırlı kalır. Kısaca “ülkemde pro oldum” demekle yetinmek zorunda kalabilirsiniz; dünya çapında şöhret için gerekli platform bu sistemde yok.
Dezavantaj (Kariyer Kısıtlaması ve Yaptırımlar): IFBB Türkiye’ye bağlı kaldığınız sürece, başka federasyonlara veya NPC yarışmalarına katılmak yasak olduğu için (katılırsanız cezalı duruma düşersiniz) kariyer rotanız tek bir çizgide kalır. Bu da sporcunun özgürce farklı deneyimler kazanmasını engeller. Ayrıca doping testleri, temiz spor adına pozitif olsa da, uygulamada bazı sporcular için ek bir stres faktörü olabilir. Elite Pro liginde para ödülleri ve sponsorluk imkanları da Pro League’e kıyasla daha düşük olduğundan, geçimini bu spordan sağlamak isteyen bir sporcu için maddi getiriler sınırlıdır.
NPC/IFBB Pro League Sistemi (NPC Worldwide Yolu)
Avantaj (Küresel Prestij ve Fırsatlar): NPC yolu, sporculara doğrudan IFBB Pro League profesyonel kartı kazanma şansı sunar. IFBB Pro League Pro Card almak ise Mr. Olympia ve Arnold Classic gibi dünyanın en prestijli sahnelerine açılan anahtardır. Eğer hedefiniz dünya çapında ün kazanmak, büyük sponsorluklar elde etmek ve en üst düzey profesyonel yarışmalara katılmak ise, bu sisteme geçmeniz neredeyse şarttır. Zaten IFBB Pro League, günümüzde dünyanın en prestijli profesyonel ligi olarak anılır; Mr. Olympia ünvanı halen küresel ölçekte en saygın payedir. Bu yolda başarı kazanan bir sporcu, medya görünürlüğü, sponsorluk ve para ödülleri açısından en iyi imkanlara kavuşabilir – IFBB Pro League etkinlikleri bu açılardan rakipsizdir diyebiliriz.
Avantaj (Açık Ekosistem ve Sporcu Özgürlüğü): NPC Worldwide ekosistemi, özellikle IFBB ile ayrışma sonrası, daha açık ve özgürlükçü bir yaklaşım benimsedi. NPC/Pro League yönetimi, amatör sporcuların isterlerse IFBB amatör veya diğer federasyonlarda da yarışabileceğini, bunun NPC’de yarışmaya engel olmadığını duyurdu. Yani sporcuyu cezalandırmak yerine “ister bizim yarışmamıza gel, ister başka yerde yarış, tercih senin” diyen bir anlayış var. Bu da sporcuya seçim özgürlüğü tanıyor. Ayrıca NPC yarışmaları dünya genelinde yaygınlaştığı için (Avrupa’da neredeyse her ay bir ülkede NPC yarışması yapılıyor) atletler pek çok uluslararası platformda şansını deneme imkanına sahip oldu. Kendi ülkesinde NPC yarışması olmasa bile, yakın coğrafyadaki bir ülkede yarışıp Pro Card almak mümkün olabiliyor.
Dezavantaj (Doping Kontrolü ve Resmi Tanınma Eksikliği): NPC/IFBB Pro League cephesinde resmi bir doping testi zorunluluğu bulunmuyor. Bu durum, performans artırıcı madde kullanımının yüksek olması anlamına gelebilir ve “temiz spor” arayanlar için bir dezavantaj gibi görülebilir. IFBB International kanadı, NPC’yi WADA koduna uymamakla eleştiriyor ve “testsiz” bir sistem olarak damgalıyor. Ayrıca NPC/Pro League, herhangi bir ulusal spor teşkilatına bağlı olmadığı için, resmi devlet desteği veya olimpik tanınma gibi hususlar yoktur. Bir NPC sporcusu, milli takım gibi konseptlere dahil olamaz, yarışmalara tamamen kendi imkanlarıyla gider. Türkiye özelinde düşünürsek, NPC yarışmaları henüz burada yapılmadığından, sporcuların yurt dışına gidip ciddi masraflar yapması gerekiyor, bu da önemli bir dezavantaj (bir Türk sporcusu kendi vatanında NPC’ye girip pro olamadığı için yurt dışına gitmek zorunda kalıyor; maddi manevi zorluk yaşıyor). Ancak bu dezavantaj, ileride NPC yarışmaları Türkiye’de yapılmaya başlarsa ortadan kalkacaktır.
Dezavantaj (Yoğun Rekabet ve Belirsizlik): NPC Worldwide yarışmaları dünya çapında herkes için açık olduğundan, rekabet düzeyi çok yüksektir. Yüzlerce sporcu Pro Card için yarışır ve sadece çok azı bu kartı elde edebilir. Bu yolda ilerlemek, sporcunun belki defalarca uluslararası yarışmalara katılmasını gerektirebilir. Her yarışma bir yatırım (hazırlık masrafları, seyahat, konaklama vs.) demektir ve garantisi yoktur. Ayrıca IFBB Pro League’e geçiş yaptıktan sonra da profesyonel arenada kalıcı başarı sağlamak kolay değildir; sürekli dünyanın en iyileriyle mücadele etmeniz gerekir. Bu zorluklar, elbette büyük hedeflerin doğal bedelidir ama her sporcunun göze alabileceği şeyler olmayabilir.
Uluslararası Arenada Hangi Sistem Daha Kabul Gören ve Etkili?
Dünya genelinde vücut geliştirme denilince akla gelen en üst seviye organizasyon, halen IFBB Pro League (NPC sistemi) olarak kabul görüyor. Mr. Olympia, Arnold Classic gibi yarışmalar bu ligin parçası ve bu isimler küresel marka değeri taşıyor. Örneğin, efsane sporcular Arnold Schwarzenegger, Ronnie Coleman, Hadi Choopan veya Big Ramy dendiğinde, hepsi IFBB Pro League (Olympia) şampiyonlarıdır. Bu gerçek, IFBB Pro League’in küresel prestijini ve etkisini gösteriyor. Medya görünürlüğü, sponsorluk imkanları ve ödül büyüklüğü bakımından Pro League yarışmaları gerçekten de rakipsiz düzeydedir. Bir sporcunun uluslararası üne kavuşması ve profesyonel kariyerinden yaşam boyu kazanç sağlaması en çok bu platformda mümkün oluyor.
Diğer taraftan, IFBB Elite Pro ligi (Rafael Santonja liderliğindeki yapı) da uluslararası alanda faaliyet göstermektedir ve resmi spor kurumlarınca tanınır. Hatta IFBB, Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından tanınma çabasındadır ve Dünya Oyunları gibi organizasyonlara entegre olmaya çalışmıştır. Bu anlamda IFBB, daha “geleneksel spor federasyonu” kimliğine sahiptir. Ancak kabul görme konusunu sporcuların ve sektörün perspektifinden değerlendirirsek, Elite Pro maalesef Pro League kadar ilgi görmemektedir. Örneğin, IFBB Elite Pro Dünya Şampiyonası’nda birinci olan bir sporcuyu çoğu takipçi ismen bilmezken, Olympia’da ilk 5’e giren biri dünya çapında tanınabiliyor. Nitekim çoğu Avrupa ülkesinde sporcular, kendi ülkelerinde Elite Pro’da yarışmaktansa NPC Worldwide yoluyla pro olmayı tercih etmeye başladı. Bu da gösteriyor ki uluslararası arenada daha etkili ve geçer akçe olan sistem NPC/IFBB Pro League tarafıdır.
Özetle, hangisi daha kabul görüyor sorusunun cevabı: Popülerlik ve profesyonel etki açısından NPC/IFBB Pro League sistemi dünya genelinde daha önde. IFBB Elite Pro ise daha kısıtlı bir çevrede değer görüyor ve resmi kurumların desteğine sahip olsa bile, sporcuların gözünde Olympia hayalinin yerini tutamıyor. Burada amaç herhangi bir tarafı kötülemek değil; her iki yapının da kendine göre güçlü yönleri var. Ancak gerçekçi olmak gerekirse, global düzeyde en iyilerle yarışmak ve efsaneler arasına girmek isteyen bir vücut geliştirici için IFBB Pro League (NPC) yolu şu an en geçerli rotadır. IFBB Elite Pro ise daha çok “bölgesel prestij ve kariyer” sağlayan bir alternatif olarak kalmaktadır.
Son söz: Türkiye’de NPC Worldwide organizasyonlarının yapılamaması, hukuki bir zorunluluktan değil, mevcut spor idaresinin tercihlerinden kaynaklanıyor. Bu durum, ne yazık ki ülkemiz sporcularının önüne bir bariyer koyuyor. Eğer bu engel aşılır ve NPC yolu açılırsa, Türk vücut geliştirme atletleri dünya arenasında çok daha kolay boy gösterebilecekler. IFBB ve NPC arasındaki rekabetin yasaklar yerine sporcu yararına olacak şekilde, sağlıklı bir yarış ortamında sürmesi en büyük temennimiz. Unutmayalım, hangi yol olursa olsun, doğru olan sporcunun hedeflerine uygun yolu seçebilmesi ve emeklerinin karşılığını alabileceği fırsatlara erişebilmesidir. Ben de bir antrenör olarak, her zaman sporcularımın en doğru rotayı çizmesi için bilgi ve tecrübelerimi paylaşmaya devam edeceğim.
NPC Worldwide’in Türkiye’de Faaliyete Geçmesi: Otorite, Hakemlik Sistemi ve PR Etkileri
Merhaba, ben Can Ünal. Bugün Türkiye vücut geliştirme camiasını yakından ilgilendiren bir konuyu analiz etmek istiyorum: NPC Worldwide organizasyonunun Türkiye’de faaliyete geçmesinin mevcut IFBB federasyon yapısına ve amatör sisteme muhtemel etkileri. Bunu yorumdan ziyade, sistematik bir bakış ve tespitlerle ele alacağım. Gelin, bu yeni dönemde nelerin değişebileceğine birlikte göz atalım.

IFBB Federasyonunun Otoritesi ve Yapısal Dengeler
Öncelikle mevcut durumu netleştirelim. Türkiye’deki vücut geliştirme ve fitness federasyonu, IFBB International çatısı altında, İspanya merkezli Rafael Santonja liderliğinde faaliyet gösteren resmi kuruluştur. Bu yapı bugüne dek ülkede tek otoriteydi ve amatör yarışmaları organize ederek kendi “profesyonel” kartlarını (IFBB Elite Pro) dağıtıyordu. Ancak bu IFBB Elite Pro kartları, doğrudan Mr. Olympia yolunu açan kartlar değildir; yani Türkiye’de IFBB’den “pro” unvanı alsanız bile IFBB Pro League veya Olympia sahnesine otomatik geçiş yapamazsınız. Global arenayı hedefleyen bir sporcunun, er ya da geç IFBB Pro League bağlantılı yollara yönelmesi gerekiyor.
NPC Worldwide’in Türkiye’ye girişi, işte tam bu noktada mevcut otorite dengelerini değiştirecek. NPC Worldwide, IFBB Pro League’in amatör kulvarıdır ve IFBB Pro League’den bağımsız, global bir profesyonel ligi besler. Bu organizasyon Türkiye’de faaliyet göstermeye başlarsa, artık federasyonun tek seçeneği olmadığı yeni bir rekabetçi düzen oluşacak. IFBB federasyonunun yönetimi açısından bu bir yetki alanı daralması anlamına gelir; zira sporcular alternatif bir platforma yönelme hakkına sahip olacak. Nitekim IFBB International cephesi, geçmişte NPC’nin farklı ülkelerde izin almadan faaliyet göstermesini “uluslararası faaliyetlere tecavüz” olarak nitelendirmiş ve NPC’yi bu nedenle ihraç etmiştir. Dr. Santonja, NPC’nin ulusal federasyonların onayı olmaksızın organizasyonlar düzenlediğini ve hatta kendi federasyonlarınca ceza almış (askıya alınmış) sporcuları dahi yarışmalara kabul ettiğini vurgulayarak tepki göstermiştir. Bu açıklamalar, IFBB tarafının NPC girişimini otoriteye meydan okuma olarak gördüğünü açıkça ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, NPC Worldwide faaliyetleri başladığında IFBB Türkiye Federasyonu kendi sporcularını elde tutmak için bazı tedbirler alabilir. Örneğin IFBB kural seti, başka organizasyonlarda yarışan sporculara yaptırımlar uygulayabiliyor – IFBB International, kendi organizasyonu dışındaki yarışmalara katılan atletleri ulusal ve uluslararası müsabakalardan men edebiliyor. Buna karşın NPC Worldwide ve IFBB Pro League, tüm federasyonlardan sporculara kapısını açık tutan bir politika izliyor. Yani IFBB federasyonu, otoritesini korumak adına sporcuları NPC’ye geçmeleri halinde cezalandırsa bile, NPC tarafı bu sporcuları kabul etmeye devam edecek. Bu durum, ülkedeki güç dengelerini IFBB aleyhine değiştirebilir. En yetenekli ve hırslı sporcular Olympia hedefiyle NPC’ye yönelirse, federasyonun elindeki fiili güç azalacak; ulusal federasyon ilk kez ciddi bir sporcu ve organizasyon rekabetiyle karşı karşıya kalacak.
Hakem Kadroları ve Kurullar Üzerindeki Etki
NPC Worldwide’ın gelişi, yalnız sporcuları değil, hakem kadrolarını ve federasyon kurullarını da etkileyecektir. Mevcut IFBB Türkiye federasyonu yıllar içinde kendi hakem ekibini ve teknik kurullarını oluşturmuştur. Bu hakemler, IFBB’nin eğitim ve akreditasyon sisteminden geçmiş, ulusal ve uluslararası müsabakalarda görev alan kişilerden oluşuyor. Ancak NPC organizasyonları başladığında, hakemlik yapısı çift başlı hale gelecektir.
Öncelikle, IFBB’ye bağlı bir hakemin gidip NPC yarışmasında görev yapması pratikte mümkün görünmüyor. Hem IFBB tarafı hem de IFBB Pro League tarafı kendi bünyelerindeki üyelerden sadakat bekliyor. Nitekim IFBB Pro League’in resmi kuralları, NPC Worldwide/IFBB Pro hakemlerinin başka organizasyonlarda görev yapmasını yasaklıyor: Her NPC/IFBB Pro hakemi, yalnızca NPC Worldwide veya IFBB Pro League onaylı müsabakalarda jüri üyeliği yapacağını taahhüt etmek zorunda. Benzer şekilde IFBB federasyonları da kendi hakemlerinin “bağımsız” organizasyonlarda yer almasına olumlu bakmayacaktır. Bu durumda NPC Türkiye, ya sıfırdan kendi hakemlerini yetiştirecek ya da yurt dışından NPC onaylı uluslararası hakemleri getirerek yarışmaları yönetecektir. Zaten IFBB ile NPC arasındaki küresel anlaşmazlığın temelinde de bu konu vardı: 2017’de IFBB, NPC’nin Mr. Olympia hafta sonundaki amatör etkinlikte “uluslararası geçerliliği olmayan hakemler” kullandığını eleştirmişti. Bu bize gösteriyor ki NPC, kendi hakem kadrosunu oluşturup IFBB’den bağımsız bir değerlendirme sistemiyle yoluna devam edecek.
Hakemlerin yanı sıra federasyonun diğer kurulları ve teknik ekipleri de etkilenecek. IFBB Türkiye’nin bünyesindeki Teknik Kurul, Hakem Kurulu, Eğitim Kurulu gibi yapılar bugüne kadar ülke içindeki tüm yarışmaları ve kuralları belirleme tekelindeydi. NPC organizasyonları ise federasyonun bu kurullarına danışma gereği duymadan, doğrudan IFBB Pro League standartlarına göre işleyecek. Bu durumda mevcut kurulların otoritesi sarsılabilir. Örneğin, yarışma takvimini planlayan veya kategorileri belirleyen kurul, artık yılın en önemli organizasyonları üzerinde söz sahibi olamayabilir çünkü NPC kendi takvim ve kurallarını uygulayacak. Hatta ulusal federasyon içinden bazı antrenörler veya eski hakemler, NPC tarafında görev almayı tercih ederse bu kurullarda beyin göçü yaşanması bile mümkündür. Tüm bunlar, federasyonun iç yapısında bir sorgulama ve yeniden konumlanma ihtiyacı doğuracaktır.
Teknik Yapı ve Kategori Farklılıkları
NPC Worldwide, Türkiye’ye yalnızca yeni bir yarışma organizasyonu getirmekle kalmayacak, aynı zamanda yeni bir teknik altyapı, kural seti ve kategori sistemi de getirecektir. IFBB’ye bağlı mevcut amatör sistem, uluslararası IFBB kural kitabını ve kategorizasyonunu kullanıyor. Temel değerlendirme kriterleri her iki sistemde benzer şekilde kas kütlesi, simetri, proporsiyon ve sahne duruşu üzerine kuruludur; ancak poz verme stilleri ve kategori ayrımları konusunda sistemler arasında önemli farklar ortaya çıkıyor.
Yeni hakemlik sistemi ve yönetmelikler: NPC Worldwide, kendi üyelik ve yarışma yönetmeliklerini uygulayacak. Örneğin sporcular, NPC’ye katılabilmek için yıllık NPC Worldwide üyeliği almak durumunda kalacaklar (ABD’de NPC lisansı gibi, Türkiye’de de benzeri bir üyelik sistemi devreye girebilir). Ayrıca bazı ülkelerde NPC, sporcuların direkt Pro Qualifier’a çıkmadan önce ulusal bir Regional (Bölgesel) yarışmaya katılmasını şart koşuyor. Türkiye için de benzer bir kural uygulanırsa, sporcular NPC Pro Card kovalarken önce Türkiye’de bir bölgesel yarışmada derece yapıp sonra uluslararası Pro Qualifier’a geçiş yapabilirler. Bu, mevcut sistemdeki “önce ulusal sonra uluslararası yarış” döngüsüne benzer görünse de, NPC’de süreç tamamen NPC Worldwide kontrolünde işleyecek. Ayrıca NPC/Pro League cephesinde doping kontrol prosedürleri de IFBB federasyonlarından farklı olabilir; IFBB federasyonu resmi spor otoritelerine bağlı olduğundan WADA kurallarını uygulamaya çalışırken, NPC yarışmalarında genelde doping testi zorunlu değildir (sadece ayrı “Natural” kategorili yarışmalarda test yapılır). Bu da teknik anlamda önemli bir ayrışma yaratır. Kısaca NPC, yönetmelik olarak daha esnek ve profesyonel lige geçiş odaklı bir sistemi beraberinde getiriyor.
Farklı kategoriler ve klasmanlar: NPC Worldwide Türkiye’de yarışmalar başladığında, sporcular yeni kategori çeşitlilikleri ile tanışacak. Mevcut IFBB amatör sisteminde klasik olarak Gençler, Büyükler, Masterlar ve çeşitli sıklet kategorileri (örneğin vücut geliştirmede kilo aralıkları) vardır. NPC sisteminde ise yarışmalar True Novice (ilk kez yarışanlar), Novice (daha önce birinci olmamış sporcular), Open (açık kategori) gibi farklı klasmanlara ayrılabiliyor. Bir NPC yarışmasında aynı gün içinde hem yeni başlayanlar için ayrı bir kategori, hem belirli yaş grupları (ör. Masters 35+), hem de tüm yarışmacılara açık ana kategoriler düzenlenebiliyor. Bu yaklaşım, daha fazla sporcunun seviyesine uygun kulvarda yarışmasına imkan tanıyor ve yarışma deneyimini tabana yayıyor.
Ayrıca NPC’nin kategori tanımları, IFBB Pro League standartlarıyla birebir uyumlu olduğundan, Türkiye’de ilk defa bazı global kategori isimleri tam karşılığıyla kullanılacak. Örneğin Classic Physique kategorisi NPC’de IFBB Pro League’deki haliyle uygulanacak; oysa IFBB’nin amatör tarafında benzer konsepte sahip “Klasik Vücut Geliştirme” kategorisi olsa da, kiloya göre boy sınırları ve poz rutinlerinde ufak farklılıklar bulunabiliyordu. Yine NPC Pro Qualifier yarışmalarında 212 Bodybuilding (96 kg altında vücut geliştirme) gibi alt disiplinler de yer alabilir ki, IFBB Elite Pro sistemi bu tür bir ayrıma sahip değildi. Wellness, Bikini, Men’s Physique, Men’s Classic Physique, Women’s Physique, Figure gibi tüm ana kategoriler NPC Türkiye yarışmalarında aynen uluslararası standartlarda sahnelenecek. Bu durum sporcular için büyük bir avantaj: Kendi ülkenizde yarışırken bile, kendinizi doğrudan Olympia kriterlerine göre test etmiş olacaksınız. Özetle teknik yapı, NPC ile birlikte daha global odaklı ve çeşitlendirilmiş bir hale gelecek; kurallar ve kategori tanımları dünya standardına uyacak. IFBB federasyonunun teknik ekibi ise kendi sistemlerinde bazı revizyonlar yapmak zorunda kalabilir veya en azından sporcularını elde tutmak için yeni kategoriler eklemeyi düşünebilir.
PR ve Prestij: Uluslararası Profilin Etkisi ve Amatör Sistemin Konumu
NPC Worldwide’ın Türkiye’de faaliyete başlamasının belki de en gözle görülür etkisi PR (halkla ilişkiler) ve prestij boyutunda olacak. IFBB Türkiye federasyonu bugüne dek ulusal şampiyonalar ve zaman zaman IFBB amatör dünya/Avrupa şampiyonalarıyla ülke içinde belirli bir prestij oluşturdu. Ancak bu prestij, ne yazık ki global ölçekte sınırlı kaldı; ulusal yarışmaların görünürlüğü Türkiye ve birkaç uluslararası amatör etkinlikle sınırlıyken, IFBB Pro League cephesindeki organizasyonlar global medya, sponsorlar ve Mr. Olympia, Arnold Classic gibi dev sahnelerle bağlantılıdır.
NPC Türkiye organizasyonları, daha ilk adımda bu farkı hissettirecektir. Bir NPC Pro Qualifier yarışması düzenlendiğinde, bu etkinlik IFBB Pro League’in resmi takvimine girer ve dünya çapında tanıtılır. Yarışmadan Pro Card kazanan sporcular doğrudan IFBB Pro League’e adım atacağı için, uluslararası sosyal medya hesapları ve sektörel haber siteleri Türkiye’deki sonuçları paylaşmaya başlar. Örneğin NPC’nin global web sitelerinde ve NPC News Online platformunda Türkiye yarışmaları yer alacak, kazananlar duyurulacak. Bu da Türkiye’deki sporcuların uluslararası görünürlüğünü artıracak. Hatta NPC yarışmaları kapsamında ünlü IFBB Pro atletlerin gösteri pozları (guest posing) veya seminerleri de organize edilebilir; Olympia sahnesini görmüş kariyerli atletler, efsane antrenörler ülkemizdeki sahnelere davet edilerek etkinliklerin yıldız değeri yükseltilebilir. Böyle bir durum, medya ilgisini dramatik biçimde artıracaktır. İzleyiciler ve sponsorlar açısından, NPC etiketi taşıyan bir organizasyonun cazibesi çok yüksek olacaktır.
Bunun sonucunda, mevcut IFBB amatör sisteminin gözden düşme riski beliriyor. Bir tarafta NPC sayesinde dünya çapında tanınma ve daha büyük sponsor desteği vaadi varken, diğer tarafta IFBB’nin ulusal sisteminde kalarak ancak bölgesel bir prestij elde etme olanağı var. Uluslararası camiada, IFBB Pro League üzerinden elde edilen “IFBB Pro” unvanı, diğer federasyonların pro ünvanlarına kıyasla çok daha itibarlı kabul ediliyor. Gerçekçi konuşmak gerekirse, birçok sporcunun nihai hedefi IFBB Pro olup Mr. Olympia’da boy göstermek olduğu için, NPC’nin sağladığı doğrudan Olympia yolunun cazibesi amatör Elite Pro sistemini gölgede bırakacak. IFBB Elite Pro unvanına sahip bir sporcunun elde ettiği görünürlük ile IFBB Pro League Pro Card almış bir sporcunun elde edeceği görünürlük ve fırsatlar eşit değil – global sponsorlar, supplement firmaları, medya organları asıl olarak IFBB Pro League şampiyonlarını takip ediyor. Bu da demek oluyor ki NPC yoluyla daha kıdemli, kariyerli sporcuların ve koçların sahneye çıkma ihtimali arttıkça, amatör sistem genç sporcular gözünde eski çekiciliğini yitirebilir.
Bir diğer PR boyutu da izleyici ve camia algısı. Şimdiye kadar Türkiye’deki birçok amatör sporcu, IFBB federasyonunun etkinliklerini nihai hedef olarak görüyordu. Ulusal şampiyonluklar, Balkan şampiyonaları veya IFBB Elite Pro unvanı, elde edilebilecek en büyük mertebeler gibiydi. Ancak NPC Worldwide gelince, bu algı değişecek: Sporcular diyecek ki “asıl yol orada, gerçek profesyonellik orada.” İzleyici de benzer şekilde, NPC yarışmalarına akın edecektir çünkü orada hem yerli hem yabancı üst düzey isimleri izleme şansı olacak. Örneğin bir NPC Türkiye yarışmasında overall kazanan bir atletin anında IFBB Pro oluşunu ve belki ertesi yıl bir Olympia sahnesinde boy gösterme ihtimalini görmek, genç yetenekleri bu tarafa çekecek. Bu durum, IFBB’nin amatör organizasyonlarını ikinci plana itebilir. Mevcut amatör sistem, eskisi kadar ilgi çekmeyebilir; hem sporcu katılım sayıları düşebilir hem de sponsorluklar NPC’ye kayabilir. Çünkü firmalar da global vitrine sahip etkinliklere yatırım yapmak isterler.
Sonuç olarak mevcut amatör sistemin gözden düşmesi ifadesi, abartı olmayan bir olası senaryoyu tanımlıyor. NPC Worldwide ile birlikte Türkiye’de bodybuilding ekosistemi kökten bir dönüşüm yaşayacak: IFBB federasyonu geleneksel yapısını korumaya çalışsa da en yetenekli sporcuları elde tutmakta zorlanabilir, zira herkesin gözü global arenada olacak. Bu durum federasyon tarafını da muhtemelen bazı değişimlere zorlayacaktır. Belki IFBB Elite Pro yolunu genç sporculara daha cazip kılmak için yeni hamleler yapmaya çalışacaklar; örneğin ödülleri artırmak, daha sık uluslararası yarışma getirmek gibi. Ancak günün sonunda, Mr. Olympia hedefi bir mıknatıs gibi en iyi atletleri kendine çekecek bir güçtür.
Sonuç ve Genel Değerlendirme
NPC Worldwide’in Türkiye’de faaliyete başlaması, otorite yapısından teknik kurallara, hakem eğitiminden uluslararası algıya kadar pek çok boyutta sarsıcı etkiler yaratacaktır. IFBB’ye bağlı mevcut federasyonun otoritesi ilk kez ciddi bir alternatifle sınanacak; hakemler ve kurullar çift kutuplu bir düzende konum almak zorunda kalacak. Teknik açıdan sporcular dünya standardında bir değerlendirme sistemine dahil olurken, kategori çeşitliliği ve esnek yönetmelikler rekabeti artıracak. PR açısından ise Türkiye sahnesi uluslararası vitrine açılacak ve bu durum yerleşik amatör sisteme olan ilgiyi azaltma pahasına gerçekleşecek.
Benim bu tabloda gördüğüm gerçek şudur: Eğer bir sporcunun uzun vadeli vizyonu global başarı ise, NPC/IFBB Pro League hattı artık vazgeçilmez bir yoldur. Türkiye’de IFBB amatör sistemi elbette varlığını sürdürecek ancak rolü muhtemelen bir yerel hazırlık ligi seviyesine inecek. Global hedefi olanlar doğrudan NPC’yi tercih edecek, diğerleri ise ulusal sistemde kalarak deneyim kazanmayı düşünebilir. Her iki durumda da camia için yeni bir çağ başlıyor diyebiliriz. Bu süreçte en önemli şey, sporcuların bilinçli seçim yapması ve hangi yolun hangi kapıları açtığını doğru anlamasıdır. Unutmayalım, her yol farklı fırsatlar sunar; önemli olan kendi hedefimize uygun stratejiyi belirlemektir. NPC Worldwide’ın gelişi de sporculara bu stratejiyi yeniden gözden geçirmek için tarihi bir fırsat sunuyor.
KAYNAKLAR
1. IFBB – NPC Ayrımı ve Yapısal Bölünme
IFBB International Federation – Resmî Açıklamalar ve TarihçeIFBB’nin amatör federasyon yapısı, Elite Pro kolu ve ulusal federasyonlarla ilişkisi.→ ifbb.com (kurumsal yapı ve tarih bölümleri)
NPC Worldwide – Global Organizasyon YapısıNPC’nin federasyon değil, IFBB Pro League’e bağlı amatör organizasyon sistemi olduğu bilgisi.→ npcworldwide.com→ npcnewsonline.com
IFBB Pro League – Professional StructureIFBB Pro League’in federasyonlardan bağımsız profesyonel lig yapısı ve Olympia bağlantısı.→ ifbbpro.com
2. Mr. Olympia ve Global Prestij Gerçeği
Mr. Olympia Official History (1965–günümüz)Mr. Olympia’nın vücut geliştirmede nihai hedef olduğu, global prestij ve kariyer etkisi.→ mrolympia.com→ ifbbpro.com (Olympia qualification & Pro League)
Arnold Classic & IFBB Pro League Media CoveragePro League sporcularının sponsor, PR ve medya etkileri.→ arnoldsports.com→ npcnewsonline.com
3. WADA – IFBB – ITA Süreci
World Anti-Doping Agency (WADA) – Compliance ReportsIFBB’nin 2022 yılında “non-compliant” statüsüne alınmasına dair raporlar.→ wada-ama.org (Compliance & Signatories bölümü)
International Testing Agency (ITA) – IFBB Cooperation (2024–2025)IFBB’nin WADA sonrası dönemde ITA ile çalışmaya başlaması.→ itagroup.com→ IFBB resmî duyuruları (2024–2025)
Not: IOC ve uluslararası spor bakanlıkları nezdinde tanınan ana otorite WADA’dır. ITA, WADA’nın yerine geçen bir üst otorite değil; operasyonel bir test ajansıdır.
4. Hakemlik, Kurullar ve Organizasyon Yetkisi
IFBB Pro League Judges Agreement & Officials PolicyNPC / IFBB Pro League hakemlerinin yalnızca bu liglerde görev alabileceğine dair sözleşme maddeleri.→ ifbbpro.com (Officials & Judges policy)
IFBB International Technical Rules & Judges CodeIFBB’ye bağlı hakemlerin farklı organizasyonlarda görev alamayacağına dair kurallar.→ ifbb.com (Technical Rules & Judges)
5. Türkiye Özelinde İdari ve Federatif Gerçekler
Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu – Yarışma TalimatlarıNPC ve benzeri organizasyonlara katılan sporculara yönelik yaptırım maddeleri.→ tvgfbf.gov.tr (Yarışma Talimatları – 2020 sonrası)
Gençlik ve Spor Bakanlığı – Spor Federasyonları Yetki ÇerçevesiFederasyonların doğrudan yasak koyma değil, idari kontrol ve izin mekanizmasıyla hareket ettiği gerçeği.→ gsbgov.tr
6. Avrupa Örnekleri (NPC + IFBB Birlikte Var)
NPC Worldwide Europe Event Calendarİtalya, İspanya, Almanya, İngiltere, Macaristan, Fransa’da NPC organizasyonları.→ npcworldwide.com/events
IFBB Elite Pro European ChampionshipsAynı ülkelerde IFBB Elite Pro yarışmalarının da yapılabildiğini gösteren takvimler.→ ifbb.com / elitepro.ifbb.com
7. Analiz & Saha Tecrübesi (Birincil Kaynak)
Can Ünal – IFBB PRO Coach2019 Türkiye’de ilk NPC organizasyon süreci, federasyon baskıları, organizasyon iptalleri, sporcu yönlendirme süreçleri.→ www.ifbbprocoach.com→ Instagram / YouTube: @vucut_hocasi
.png)



Yorumlar